Uzay

Kara Delikler

Kara delikler, uzun süre evrenin en korkutucu güçleri olarak bilindi. Çoğunluğun kötü algısı, kara deliklerin kötü ünlenmesine neden oldu; kara delikler tehlikelidir, ölümcüldür, kara deliklerin çevresindeki hiçbir şeyin sonu iyi olamaz. Bunun sebebi, izlediğimiz bilim kurgu filmler ve diziler olabilir. Gerçekten bu kötü ünleri hak ediyorlar mı? Kara delikler dehşet içermezler, oldukça zarif fakat son derece güçlü yapılardır. Peki, bu ürkütücü ve korkunç olarak bilinen varlık aslında nedir?

Kara delikler, uzayda bir noktaya aşırı madde birikimiyle oluşur. Böyle bir şey de ancak dev yıldızların ölüp içe doğru çökmesiyle gerçekleşir. Kara delikler her boyutta olabilirler; mikroskobik boyuttan devasa boyutlara kadar. Evrenin bildiğimiz bölümünde trilyonlarca galaksi var. Bu galaksilerin çoğunun merkezinde kara delikler bulunuyor. Kara deliklerin kütlesi, güneşin kütlesinin milyarlarca kat büyüklüğündedir. Dev çekim güçleri, bulundukları bölgede yıldızların uçuşmasını sağlayabilir. Kara delikler, çıkmaz sokak gibidir. Giren şey asla içinden çıkamaz. Işık bile… Dev kara delikler, ölümcül radyasyon yayar ve kozmik rüzgarlar yaratır. Kara delikleri evrenin geri dönüşüm kutusu olarak düşünebiliriz. Kara delikler; gezegenleri yok eder, aynı zamanda da yeni yıldızları doğurur, galaksileri oluşturur, sonsuz gibi görünen yerleri aydınlatır.  

Uzayda yıldızlar her zaman oluşur ve zamanla ölür.  Bir kanser hücresi gibi oluşan kontrolsüz yıldızlar, galaksinin yaşam döngüsünü bozar. İşte bu durumda devreye kara delikler girer. Kara delikleri oda termostatı şeklinde düşünebiliriz. Oda çok ısınırsa termostat klimayı açar, soğursa ısıtıcıyı devreye sokar. Kara delikler de evrende aynı görevi görürler. Dev kara delikler, gazları içlerine çekip daha sonra boşluğa fırlatarak yıldızların oluşumunu sağlar. Kara delikler, bir şeyi içerlerine aldıkları zaman mutlaka bir kısmını dışarı fırlatır; etrafındaki akresyon halkalarıyla gazları kendine çeker. Bu akresyon diskleri, gazların etkisiyle öyle hızlı döner ki manyetik bir alan oluşturur. Manyetik alan, gücünü git gide artırırken kıvrılmaya başlar ve girdap şeklinde fırtına oluşur. Astronomlar, bu oluşuma jet adını verir. Oluşan jetler, milyonlarca ışık yılı uzaklığına ulaşacak madde ve gazları fırlatır. Jetler, yıldızları oluşturacak gazları emer ve bu sayede galakside oluşabilecek yıldız sayısını kontrol etmiş, diğer yandan da galaksinin ücra köşelerinde yıldızların oluşmasına katkı sağlamış oluyor.

geturgen-Kara Delikler_resim1

Kara delikler, boyutlarına göre farklı sınıflara ayrılırlar.
En başta bahsettiğimiz gibi kara delikler, yıldızların ölmesiyle oluşur. Yıldızın kütlesi Güneşimizin üç mislinden daha fazla bir ağırlığa sahipse nötron yıldızı düzeyinde kalmaya dayanamaz, içine çökmeye başlar ve kara delik oluşur. Bu şekilde oluşan kara deliklere “yıldızsal kara delikler” denir. 

Diğer bir kara delik ise “dev kara delikler“dir.
Yıldızsal kara deliklerin normalden daha fazla madde yutması ile boyutunun devasa boyutlara çıkması çok zor bir durum. Bilim insanları, dev kara deliklerin nasıl oluştuğunu halen bulamadılar. Tabii bir sürü teori var. Bunların en ünlüsü kozmosun başlangıçta çok hızlı bir şekilde oluştuğu düşünülüyor. Bu kara delikler, bulundukları galaksilerdeki gazların hepsini yutarak veya yıldız oluşumunu durdurarak galaksiyi öldürebilecek güce sahip olabilir. Bu güce sahip olan kara deliklerin olduğu galaksiler kırmızı renge bürünür. Uzayda kırmızı renk, ölüm demektir. Bizim galaksimizin merkezinde de dev kara deliklerden biri mevcut. Bizim galaksimize yakın olan Andromeda galaksisinde de bizim kara deliğimizden daha büyük bir dev kara delik bulunuyor. Andromeda’da bulunan kara delik bizimkisini kendine çekiyor. Yaklaşık 4.5 milyar yıl içinde birleşerek eliptik veya merceksi bir dev galaksi oluşması bekleniyor.

Şimdi de bilim dünyasında en ilginç ve gizemli kara deliği olan mikroskobik(kuantum veya ilksel) kara deliklerden bahsedelim.
1970’li yıllarda ünlü fizikçi Stephen Hawking, kara deliklerin mekanizması üzerine araştırmada bulundu ve kara delik kavramını geliştirerek “mini kara delik” adı verilen yıldızsal kara deliklere nazaran son derece küçük kara deliklerin bol miktarda bulunduğu sonucuna vardı. Mikroskobik kara delikler, çıplak gözle görünmez. Mikroskobik kara delikler ancak egzotik ortamlarda oluşabilir yani evrenin ilk dönemlerinde. Evren, günümüze kadar ulaşan böyle kara deliklerle dolu olabilir.

Yüksek enerjili fiziksel örneklerin üzerinde çalışan fizikçiler, bu kara deliklerin daha küçük benzer örnekleri parçacık hızlandırıcıyı kullanarak laboratuvarda da oluşturulabileceğini düşünüyorlar. Bazı bilim insanları ise bu kara deliklerin nötron yıldızlarına çarptıklarını söylüyor. Çarpışma sonucu oluşan dev patlamalar da altın ve uranyum gibi ağır elementlerin oluşmasına neden oluyor. Bir teoriye göre de bu kara deliklerin dünyaya çarpma olasılığı var ve hatta çarptığını düşünenler var. 1908’de yaşanan tonguska patlaması, yüzlerce kilometrelik alanı yerle bir etmişti. Patlama, yaklaşık olarak 10-15 megatonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğer büyüklükteydi. Bu olayda geride bir krater oluşmamıştı. Krater oluşmaması yüzünden bu bir meteor oluşumu olamazdı. Bunun sonucunda akıllara hemen mikroskobik bir kara deliğin çarpması geliyor çünkü böyle büyük bir patlamayı ancak mikroskobik kara delik yapabilir. Tabii bunların hepsi bir teori çünkü mikroskobik kara deliklerin varlıkları kesin olarak kanıtlanmadı.

Kara delikler hakkında bilim adamları her gün daha çok şey öğreniyor ama ne kadar çok şey öğrenirlerse karşılarına çok daha fazla soru işaretleri çıkıyor. Bu bilimde her zaman böyle kalacak. Bu nedenle bilimsel gelişmelerin zaman alması karşısında sabırlı olmalı ve bize bu değerli bilgileri öğreten bilim insanlarına teşekkür etmeliyiz.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Kara Delikler” tarzında

Daha fazla “UZAY” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu