Tarih

Lâle Devri

1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayan ve 1730’da Patrona Halil İsyanının gerçekleşmesiyle biten döneme Lâle Devri/Lâle Dönemi denmiştir.

Dönemin adının Lâle olması; o dönem insanların lâle yetiştirmesi, yeni renklerde lâle üretmesi, üretilen lâlelerin çok büyük meblağlarda satılması hatta güzelliklerinin yarıştırılması, bunun da İstanbul halkı ve Sultan III. Ahmed için eğlenceye dönüşmesinden kaynaklanır; bu yüzden Lâle Devri, zevk ve sefa dönemi olarak bilinir.

Lale Devri
III. Ahmed yeniçerilere altın dağıtırken

III. Ahmed, savaştan hoşlanmayan ve savaşın acı sonuçlarından çekinen bir insandır. Sadrazamı Nevşehirli İbrâhim Paşa, sultanla paralel şekilde ülkeyi barış içerisinde yönetmek isteyen; aynı zamanda da eğlenceye ve zevke düşkün, ince ruhlu, kibar bir insandır. Bunun sonucu olarak da barış içerisinde geçen; sanata, mimariye, şiire, edebiyata ve toplumsal hayatta yeniliklere yönelimin olduğu bir dönem yaşanmıştır.

Dönem, Osmanlı’nın zenginliğinin son demlerinin yaşandığı anlardır. Sonrası, Osmanlı‘nın çöküş yaşadığı zamanlardır.

Lâle Hakkında

Tarihten bu yana Türklerle öyle özdeşleşmiştir ki lâle dilimizdeki şiire, mimarimizdeki; camiye, çeşmeye, mezara, yüreğimizdeki sevdaya, sevgiliye, sevgilinin utangaçlığına, Güneş’e, Ay’a ve ateşe benzetilmiştir. Öyle ki Arapçada Allah, hilâl ve lâle yazılırken aynı harfler kullanıldığından bizdeki maneviyatı daha da artmıştır. Tek başına, dimdik, tüm nazendeliğiyle duran lâle; asla kesilip satılmaz, saksıda canlı hâlde satılırmış.

Osmanlı’da üretilen lâleler mutlaka kayıt altına alınırmış. O zamanki kayıtlara bakıldığında İstanbul’da 2000 çeşit lâlenin yetiştiğini görüyoruz; ayrıca üretilen lâlelere özenle isimler verilirmiş. Bu isimlere örnek verecek olursam; İşve-bâz, Mestane, Leb-i şirin, Leylâki, Hoş-nüma ve daha niceleri… Bu isimlerle sadece kayıtlarda değil, divan edebiyatındaki kasidelerde de karşılaşıyoruz; bu da şairlere ilham kaynağı olduğunu gösteriyor. Osmanlı’da bu kadar önemli hâle gelen lâle, çeşitli vesilelerle Avrupa’ya yayılmıştır.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Lale Devri” tarzında

Daha fazla “TARİH” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Daha Fazla Göster

Nejla TOZLU

2001 Amasya doğumluyum.Abant İzzet Baysal üniversitesi ilköğretim matematik öğretmenliği bölümü 1. sınıf öğrencisiyim. Ne için varsam O' nun için yaşamaya çalışan bir kızım🍀

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu