Tarih

İstiklal’in Kabulü

Her milletin kendi kimliğini oluşturması için o milleti temsil eden, o milletten izler barındıran sembollere ihtiyacı vardır. Bu semboller göze, kulağa ve kalbe hitap etmelidir. O ulusun kendini tanımasını ve tanıtmasını sağlamalıdır. Biz de ülkemizin savaş sonrası kurulum aşamasında kendine has özelliği olan ve milletin moral seviyesini, mücadele duygusunu harlayan bir materyal arayışına girme ihtiyacı duymuşuzdur. Bu materyali de halkımıza Türk kimliği vermede yardımcı rolü üstlenen marşımızda bulmuş, ismini de kendi milletimizin savaş mücadelesine ilham kaynağı olan ‘istiklal’den almışızdır. Bu yüzden bu sembol sıradan bir marş olarak değil, ‘İstiklal Marşı’ olarak Türk halkının zihnine kazınmıştır.

Gelin, İstiklal Marşı’nın hikayesine, arkasındaki nedenlere daha detaylı bakalım.

İstiklal Marşı, kurtuluş savaşından izler taşır ve şehitlerin manevi değerlerini satırlarında barındırır. Ayrıca milli birlik ve beraberliğin oluşturulması ve vatanın savunulmasında moral olsun diye 12 Mart 1921 yılında, vatan şairi olarak adlandırılan Mehmet Akif Ersoy tarafından ilk kıtası tırnaklarla duvara kazılarak toplam on kıta olarak kaleme alınmıştır.

Hikayesi ise bir yarışmaya dayanır:

İstiklal Marşı’nın yazıldığı dönemde halk bitkindir. Türk halkı, savaşmaktan yorulmuş ve ruhsal çöküntüye girmiştir. Bir halkı çöküntüden kurtarmak için moral vermek gerekmektedir. Bunun da o dönemde bir marş yazarak sağlanacağı düşünülerek bir yarışma düzenlenmiştir. Bu yarışma ödüllü olduğu için Mehmet Akif Ersoy ilk başlarda katılmak istememiş, daha sonra ödülün kaldırılmasıyla yarışmaya katılmıştır. Şiirine “Korkma!” kelimesi ile başlamıştır.

Bu başlangıcın ilham kaynağı olarak da Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile Hz. Ebubekir (r.a.) arasındaki konuşmayı hatırlamıştır. Rivayete göre, Peygamber Efendimiz ile Hz. Ebubekir bir mağarada Mekkeli müşriklerden saklanırken Peygamber Efendimiz, Hz. Ebubekir’e: “Ya Ebubekir korkma! Allah bizimle.” demiş ve bunun üzerine Hz. Ebubekir cesaret ve güven bulmuştur. Mehmet Akif Ersoy da bu güveni vermek adına şiirinde Türk halkına böyle seslenmiştir. Aynı zamanda şiirinin devamında hem milli hem de dini unsur bulundurması, Türk halkının maneviyatını da güçlendirmiştir ve yeni başlangıçlar için umut ışığı olmuştur. Bunun üzerine 724 adet şiirin arasından halkın seçimi “İstiklal Marşı” olmuştur.

Toparlayacak olursak İstiklal Marşı, buhrana girmiş olan Türk milletinin elinden tutup ayağa kaldıracak güç olmuştur. Milli ve dini duyguyu uyandırmış, yeniden tek olup vatan için canını verebilecek yiğitlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bize dünün, bugünün ve yarının nasıl olduğunu ve olması gerektiğini içinde yatan manalarla anlatmak istemiştir. Kısacası İstiklal Marşı’nı betimleyecek en iyi cümlenin:

gg-istiklal_resim1

“Parçalanmaya yüz tutmuş bir milletin diriliş destanıdır.” cümlesi olduğunu düşünmekteyim. Okuduğunuz için teşekkür ederim 🙂

DAHA FAZLA İÇERİK

“İstiklal’in Kabulü” tarzında

Daha fazla “TARİH” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Şefaat ÇATANAK

Atatürk Üniversitesi-Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu