Tarih

Dumlupınar Denizaltı Kazası

Dumlupınar Denizaltı Kazası

Tarihi şanlı zaferler ile dolu olan milletimizin, başarıyla sonuçlanan yüzlerce mücadelesi olduğu gibi; hüzünle ve üzüntüyle sonuçlanan durumları da olmuştur. Bu durumların her biri, milletimizin her bir ferdinde derin üzüntü yaratırken bazı olaylar, hafızalara kazınmış ve yıllar boyu unutulmaksızın efsaneleşmiştir.

Efsaneleşen bu olaylardan birisi de 4 Nisan 1953 yılının gece yarısı gerçekleşen Dumlupınar denizaltı kazasıdır. Oldukça elim ve üzücü bir facia olan bu kaza; günümüze kadar efsaneleşerek gelmiş, kaza ile bütünleşen bir türkü olan Ah Bir Ataş Ver türküsü herkes tarafından bilinir hâle gelmiştir.

Dumlupınar Denizaltısının Hikâyesi

1944 yılında kızaktan indirilen ve hizmete alınan USS Blower isimli denizaltı, 2. Dünya Savaşı sürecinde etkin bir şekilde kullanılmış ve ilerleyen dönemlerde hizmetten çekilmiştir. Kısa süreli olarak kullanılan bu denizaltı, daha sonrasında bir NATO müttefiki olan Türkiye için tahsis edilmiş ve kısa bir bakım sürecinin ardından Türk Deniz Kuvvetlerinde göreve başlamıştır. TCG Dumlupınar adı ile göreve başlayan denizaltı, göreve geldikten sonra birçok farklı bölgede icraatlerde bulunmuş ve birçok denizcinin yetişmesine de katkılarda bulunmuştur.

dumlupınar denizaltı

4 Nisan 1953

NATO ülkeleri tarafından düzenli olarak icra edilen stratejik tatbikatlar, o dönemlerde de eksiksiz bir şekilde yapılıyor ve bir NATO ülkesi olan Türkiye de bu tatbikatlara katılıyordu. Bu tatbikatlardan birisi de 1953 yılının mart ayında düzenlenmekte ve ortalama bir hafta boyunca devam etmekteydi. Türkiye’nin de dâhil olduğu bu tatbikata doğal olarak TCG Dumlupınar Denizaltısı da katılmış ve gerekli görevleri icra etmişti.

İlk başlarda her şeyin normal olduğu tatbikat sürecinde tüm prosedürler uygulanmış, güvenlik önlemleri sağlanmış ve tüm tatbikat başarıyla tamamlanmıştı. Fakat tatbikat sonrası süreçte yaşanan talihsiz bir kaza; Dumlupınar Denizaltısı’nın yara almasına ve akabinde 81 Deniz Kuvvetleri personelimizin şehit olmasına neden olmuş, 4 Nisan gününün kara bir tarih olarak Türk tarihine kazınmasına yol açmıştı.

Kaza Süreci ve Yaşanan Gelişmeler

Çanakkale Boğazı, coğrafi yapısı gereği oldukça zorlu ve çetin bir bölgedir. Kayalıkların ve yoğun dalgaların olduğu bölge, bu yüzden denizciler tarafından pek sevilmemekte hatta nadiren güzergâh olarak tercih edilmekteydi. Bu durumu bilen TCG Dumlupınar mürettebatı da tehlikenin farkında ve tetikteydi; fakat kaza coğrafi yapı yüzünden değil, bir müteffik gemisi olan Naboland yüzünden gerçekleşmişti.

02.00 sularında yaşanan kazada göz gözü görmeyecek derecede bir sis vardı. Sisin de etkisi ile meydana gelen kazada İsveç gemisi olan Naboland, o sıra su üzerinde seyreden TCG Dumlupınar’ın baş kısmına çarptı. Çarpmanın etkisi ile büyük bir patlama meydana gelirken o sırada denizaltı üzerinde nöbet tutan askerler ise denize döküldü.

Birçok askerin şehit olduğu bu olay sonrası hızla su alan denizaltı, acil durum prosedürlerini uygulayarak denizaltının bölümlerini kilitledi ve yardım çağrısı yaptı. Yapılan yardım çağrısı ile birlikte bölgeye birçok kurtarma gemisi ve ekibi sevk edildi; fakat bu esnada TCG Dumlupınar, su almış ve denizin derinliklerine doğru batmaya başlamıştı.

Kurtarma Süreci ve Yaşananlar

Acil durum prosedürü gereği bir iletişim şamandırasını yüzeye bırakan Dumlupınar, bu sayede yerinin belirlenmesini ve kurtarma ekipleri ile iletişim kurulmasını sağlamış ve çalışmaların başlamasına öncülük etmişti.

Uzun süren çalışmalar sonucunda Dumlupınar’a ulaşılamamış, ancak 11 metre kadar yakınına girilebilmişti. Malzeme ve teknoloji eksikliğinin neden olduğu bu durum karşısında ümitler de yavaş yavaş tükenmeye başlamıştı.

Şamandıra üzerinden sağlanan iletişimde askerlerden sigara içmemeleri, konuşmamaları ve şarkı ya da türkü söylememeleri istenmişti. Ancak ilerleyen saatlerde tükenen umutlar ile birlikte şamandıra telefonundan askerlere sigara içebilecekleri, şarkı ya da türkü söyleyebilecekleri bildirilmiş; kurtarma operasyonunun başarısız olduğu üstü kapalı şekilde iletilmişti.

Bununla birlikte askerler, son sigaralarını içmiş ve hep bir ağızdan “Ah Bir Ataş Ver” türküsünü söylemişlerdir. Ortalama olarak 72 saat oksijeni olan askerler ile şamandıra kablosunun kopması sonucu bağlantı da kaybedilmiş ve TCG Dumlupınar kazası Türk tarihinde acı bir şekilde yerini almıştı.

Kazanın Sonuçları

Yaşanan bu elim kaza sonucu 81 Türk Deniz Kuvvetleri personeli şehit olmuştur. Yaşanan kazanın izleri günümüzde dahi silinememişken TCG Dumlupınar Denizaltısı hâlâ derin mabedinde bulunmaktadır. Denizaltıyı kurtarma ile ilgili çeşitli girişimler bulunsa da denizaltı henüz yüzeye çıkarılamamıştır. Bunun birçok nedeni bulunmakla birlikte kesin nedeni bilinmemektedir.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Dumlupınar Denizaltı Kazası” tarzında

Daha fazla “TARİH” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Furkan Emre ORHAN

19 yaşında kendine ve etrafına bir şeyler katmaya çalışan birisi :)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu