Araç çubuğuna atla

Sevda Kuşun Kanadında

sevda

Niçin sevdalanmak ister insan, niçin "Sevda Kuşu" karşısına çıksın ister? Neden susarcasına ihtiyaç duyarız aşka, sevgiye?

Hayat, terazisi bozulmuş bir adalet sistemi gibi davranıyor insanoğluna. Canı istediğinde bazılarımızı el üstünde tutuyor, bazılarımızı ayaklar altına alıyor. İstediğimiz kadar “Haksızlık bu, ben bunu hak etmedim!” diye haykırsak da bu iki yoldan birine sürüklüyor bizi hayat. Tercih yapma şansı vermiyor bize. İnsanoğluyuz bir kere, hangi yoldan yürüsek eksik kalıyoruz, tamamlanmak istiyoruz. Sevmek, sevilmek istiyoruz ama başaramıyoruz. Aşk diyoruz, sevda diyoruz, biz isteyince çıkmıyor ya insanın karşısına. İçimize kapanıyor, çareyi yalnızlıkta arıyoruz. Her şeyden uzaklaşmak istiyoruz. Yarım kalıyoruz bir kere, kaybedecek bir şeyimiz kalmadı zannediyoruz. Hiçbir şeyden korkmuyoruz artık ama en çok da yanlış insanlarla tamam olmaktan korkuyoruz. Yüreğimizdeki son sevgiyi, son şefkati, son umudu kaybetmekten korkuyoruz…

Aylar, yıllar hatta bir ömür geçtikçe hislerimize ve duygularımıza yabancı kalırız. En çok da sevgiye, sevdaya olan inancımızı kaybederiz. Kalbimiz can suyunu kaybetmeye başlıyor, çoraklaşmak üzere olan bir toprak misali. Kalbim çoraklaştı derken, sevgiye muhtaç kalbimizin üzerine yağmur yağmaya başlar. Gökyüzüne baktığımızda anlarız, yağmur olup olmadığını. Can suyunu kaybeden kalbimizi yeniden yeşerten, solan çiçekleri yeniden filizlendiren “Sevda Kuşu”nun gözyaşlarıydı bunlar. Bu “Sevda Kuşunun Gözyaşları” can suyu olur kalbimize, bir yağmur misali. Sevda Kuşu kanatlarıyla sarıyor bizi. Sıcacık bir şefkatle, kaybolan hislerimizi, tükenen umutlarımızı hayata döndürüyor. Artık hayatın her anını, her parçasını severek yaşamaya başlıyoruz. Sevda kuşuyla mutlu, huzurlu, sevgi dolu, “Semaya” yükseliyoruz…

 

sevda

Zaman geçtikçe iyileşiyoruz, eksiklerimizi tamamlıyoruz, artık kendimizi yarım hissetmiyoruz. Öyle ya “Sevda Kuşu” konmuş yüreğimize… Günler geçtikçe içimizde daha önce duymadığımız tuhaf bir his yerleşiyor. Aslında her insanın ihtiyacı olan gerçek huzuru hissediyoruz artık. Ama dönüp geçmişe bakınca kendimize sadece tek bir şey için kızıyoruz.

 

     Çok çileler çekmiştik, çok dertler edinmiştik. Uzun uzun gökyüzüne, en güzel deyişiyle “Semaya” bakmıştık, yıldızlarla dert ortağı olmuştuk. Deli divane derman aramıştık ama dermanın “Semada” olduğunu düşünmemiştik…

 

 

  • Kalemine yüreğine sağlık kardeşim.
    Devamını bekliyoruz:)

  • Sevda kuşunun bir sırrı var mı acaba? Biz insanlar bundan ne anlamalıyız? :))

    1. Sevda kuşunun sırrına gerçekten seven, sevdasına sahip çıkan insanlar erişebilir. :))

  • Kalemine gönlüne sağlık çok güzel bir yazı olmuş
    Tebrik ederim dört gözle diger yazılarını bekliyorum

    1. Alper öncelikle tebrik ederim kardeşim.
      Kalemine, yüreğine sağlık.

    2. Canı gönülden kutluyorum seni.
      “Sevda kuşun kanadında” adlı yazın, son derece başarılı bir çalışma olmuş.

  • Her daim sevgiden ve sevdadan yana olmak dileğiyle.❗☺️✋🙏🏻

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bizi Uzaklarda Aramayın!

TOPLULUĞUMUZDA YER ALMAK İÇİN

BİZDEN HABERİNİZ OLSUN!

Kullanım şartlarını kabul etmek için onaylayın!
GELİŞTİREN TÜRKİYE GENÇLERİ

Copyright © 2020 GETURGEN | Tüm Hakları Saklıdır.

Post Views: 132