Sanat

Vincent van Gogh’un Bize Anlatmak İstedikleri

İsmini duyduğunuz vakit aklınıza belki ‘kulağını kestiği’ belki de yaptığı muazzam eserler geliyor olabilir; fakat Vincent van Gogh yalnızca kesik kulağı ya da yaptığı popüler eserleri ile mi anılmalıdır? Bu soruya benim cevabım net bir ‘’Hayır!’’ olacaktır.

Belçika sınırına yakın ufak bir kasabada dünyaya gelen Van Gogh’un çizmesi gereken yol belki de doğumundan 1 sene öncesinde hayata gözlerini yuman abisinin ismini almış olmasından dolayı belirlenmişti. Belki de ismiyle birlikte ölü abisinin ruhunu taşıyordu. Kız kardeşi Willemien ve erkek kardeşi Theo ile oldukça iyi bir bağ kurmuştu. Bir sırdaş, bir mektup arkadaşı ve en büyük destekçi rollerini üstlenmesine rağmen hayatının sonlarına doğru toplum arasında ‘’deli’’ olarak anıldı.

Çevresinde sahip olduğu veya olmadığı tüm insanların hissettiklerini açıkça anlayabilen ve içselleştiren biriydi; fakat sanatın ticarete dönüşmesi, Van Gogh’u hem öfkelendirdi hem de hayal kırıklığına uğrattı diyebiliriz. Hayatı boyunca sevdiği kadınlardan olumsuz tepkiler almasının ve yaptığı işlerden umduğunu alamayışının sonucunda hastalandı. Devamı ise sizin de bildiğiniz gibi: alkol bağımlılığı, akıl hastaneleri ve kurşun zehirlenmeleri.

Van Gogh’un en sevdiğimiz tablolarında dahi derin hayal kırıklıkları saklıdır. Örneğin;

  • Otoportresi’nde: keder ve kaybolmuşluk,
  • Yıldızlı Gece’de: iç huzur özlemi,
  • Yatak Odası’nda: sarı renginin mutluluk ile ilişkisi,
  • Kargalarla Buğday Tarlası’nda: daha fazla kötü haberin geleceğini,
  • Dr. Gachet’in Portresi’nde: Karşısındaki kişinin yansıması ile yüz yüze gelmesini anlatmak ister.

Van Gogh, 8 senelik ressamlık hayatı boyunca baktığı her şeye sevgi besleyen bir ressam olarak tanındı. Resim yolculuğuna geç başladığını düşünse dahi azmi ve sevgisi her tablosuna yansıyordu. Yazdığı mektuplardan bu çıkarımları kolay bir şekilde elde edebiliriz. John Berger ve daha birçok kişinin görebildiği üzere tablolarındaki desenler ‘’aşk haritaları”ydı.

Onun bize anlatmak istediklerini daha açık bir şekilde görebilmek için 4 ödül sahibi olan ‘’Loving Vincent’’ filmini izlemelisiniz. 1000 tuval üzerine çizilmiş ve 65.000’den fazla çerçeve ile çekilmiş bu film, renkleri ve geçişleri ile içinize işleyebilir. Aynı zamanda film tarihinde tamamen resimlerden yapılan ilk film olduğunu da söylememizde fayda var.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Vincent van Gogh’un Bize Anlatmak İstedikleri” tarzında

Daha fazla “SANAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Ece ÖNEL

Merhaba ben Ece, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde okuyorum. Yaklaşık iki senedir freelance olarak içerik yazarlığı ve editörlüğü yapıyorum. Aynı zamanda çalıştığım sitede redaktörüm. Güncel konuları takip etmeyi ve bu konular hakkında yazı yazmayı seviyorum. İyi okumalar dilerim. :)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu