Sanat

Michelangelo

Michelangelo, 1475 senesinde İtalya/Toskana bölgesinde dünyaya gelmiştir. Rönesans döneminin en önde gelen ressam, heykeltıraş ve mimarı olarak kabul edilmektedir. Henüz 5-6 yaşlarında bir çocuk iken annesini kaybetmiş, sonrasında 13-14 yaşlarına geldiğinde o dönemin önemli ressamlarından Domenico Ghirdaio’nun yanına gelerek çalışmaya başlamıştır. Genç yaşlarında sürekli taklitler sonucu bu noktaya geldiği bilinmektedir.

Davut Heykeli

michelangelo

Michelangelo, heykeltıraş ustalığı açısından da dünyanın en önemli ismi olarak bilinmektedir. Henüz 26 yaşında genç bir heykeltıraş iken önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Davut heykelini yapmıştır. Bu eseri uzun uğraşlar sonucu tamamlamıştır. Eserin yapımına 1501 yılında başlamış ve eseri 1504 yılında tamamlamıştır. Davut heykeli, Michelangelo’nun en bilinen eseri olarak kabul edilmektedir. Günümüzde bu heykel, Floransa’nın sembolü olarak bilinmektedir. Heykelin yapım aşamasında küçük bir kulübede yaşayan Michelangelo, bu süreçte değişik kadavra örneklerini de inceleyerek zamanını geçirmiştir. Davut heykelinin Rönesans’ın en önemli eseri olarak kabul edildiği söylenebilir.

Sistine Şapeli

1505 yılına geldiğimizde Papa, Vatikan’da Sistine Şapeli’nin tavan resimlerini yapmak üzere Michelangelo’yu görevlendirmiştir. 4 sene gibi uzun bir süre bu şapelde çalıştıktan sonra şapeli bitiren Michelangelo, bu dönemde İtalya’da tanınan en ünlü ressam ve heykeltıraş olmuştur.

Adem’in Yaratılışı

1511 senesinde Michelangelo tarafından resmedilen ve Rönesans döneminin en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen, Vatikan’da Sistine Şapeli’nin tavanında yer alan, Adem’in Yaratılışı isimli fresk yer almaktadır. Sistine Şapeli’nin tavanını komple kaplayan bu eserin tam ortasında Adem ve Tanrı figürleri görülür ve detaylarıyla oldukça dikkat çekicidir. Özellikle işaret parmaklarının birbirine değmediği görülmektedir. Bazı görüşlerde bu olay, Reform ve Rönesans döneminden sonra insanların tanrıdan uzaklaştığı yönünde yorumlanmıştır. Her yıl milyonlarca turistin dünyanın farklı bölgelerindeki ülkelerinden bu eserleri görmek için Roma’ya, Vatikan Sarayı’na akın akın geldikleri görülmektedir. Bu eser aslında bir tablo değil, fresktir. Dünyanın en ünlü eserlerinden biri olarak kabul edilen bu eserin sayısız kere çok büyük sanatçılar tarafından taklit edildiği ve birçok ünlü isme ilham olduğu görülmüştür.

Kıyamet Günü Tablosu

1534 senesine geldiğimizde bu sefer de Sistine kilisesinin iç mekânında yer alan duvarlarına bir Kıyamet Günü tablosu yapması istenilmiştir. Sanatçının, bu duvar resminde; Meryem’in göğe yükseliş sahnesini, Hz. İsa’nın vaftiz edilmesini ve Hz. Musa’yı tasvir ettiği görülmüştür. Bu tablo, Michelangelo’nun yaşamı boyunca yapmış olduğu en değerli eseri olarak kabul edilmektedir. Günümüze sağlam bir şekilde ulaşan bu tablo; kilisede görülebilen görselliği, dokusu ve yapısı ile görülmeye değer bir eserdir ve günümüzde kiliseyi ziyaret eden yerli ve yabancı yüzlerce insanı tüm ihtişamı ile etkilemektedir.

Resim ve heykellerinde kullandığı tekniklerden, doğallık ve gerçekçi hatlar sayesinde sanatta yeri doldurulamayan bir sanatçı olmuştur. Michelangelo’nun perspektif ustalığının yanı sıra yazdığı şiirler olduğu da bilinmektedir.

18 Şubat 1564 senesinde, 88 yaşında iken bu hayata gözlerini yummuş ve geride yüzlerce eser bırakmıştır. Michelangelo; Rönesans döneminin en önemli isimlerinden Rafael, Leonardo da Vinci gibi sanatçılar ile de çalışma şansı bulmuştur. Burada dikkat çeken şey ise bu derece yetenekli ressam ve heykeltıraşların aynı dönem ve aynı zamanda yaşamasıdır. Bu neden ile Rönesans dönemi, en şanslı dönem olarak kabul edilmektedir.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Michelangelo” tarzında

Daha fazla “SANAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Daha Fazla Göster

Zülküf UZUNTÜRK

27-02-1998 Erzurum doğumluyum. Eğitim hayatımda sürekli yeni arayışlar sonrası öncesinde 2 sene Karadeniz Teknik Üniversitesi-Biyomedikal Cih. Tek. bölümünde okuduktan sonra bölümü bırakıp kendimi yollara attım, tarihi keşifler ve yeni yerler görmek amacıyla ülkenin dört bir yanını gezdim sonrasında Erzurum'a döndüm ve Atatürk Üniversitesi-Sanat Tarihi Bölümünü kazandım. Şuan aktif olarak eğitim öğretim hayatımı sürdürmekteyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu