Sanat

Karolenj Rönesansı ve Charlemagne(Şarlman) Etkisi

Charlemagne’den Kel Charles’ın 877’deki ölümüne kadar Avrupa’daki ilk Rönesans olarak kabul edilir. Şarlman; Karolenj İmparatorluğu’nun sınırlarını genişleten, ekonomik reformlar yapan, bazı idari yenilikler getiren, para alışverişi yapan, Roma İmparatoru olan ve sonuna kadar Papa’ya sadık kalan imparatordur. Hükümdarlığı sırasında birçok milletle savaştı; ve birçok ülkeyi fethetti. Öyle ki alanı neredeyse ikiye katladı. Karolenj Rönesansı aynı zamanda Charlemagne tarafından başlatılan bir aydınlanma sürecidir. Şarlman, Papa ile buluşmak için Roma’ya gittiğinde Roma’nın büyük mimarisinden ve entelektüel kısmından büyük ölçüde etkilenmişti. Her şeyden önce, din adamlarının ve ruhban kesimin kilise ve manastırlarda daha iyi eğitim görmesini sağladı. Toplum merkezleri, okullar, kütüphaneler ve diğer birçok eğitim kurumu kuruldu. Diğer ülkelerden aydınlar getirildi ve davet edildi. Astronomi ve mimarlık da geliştirilmiştir. Bu dönemde Latinceden yaklaşık 50.000 kitap çevrildi. Anlaşılacağı üzere bu; bilim ve sanatın geliştiği, bilim adamlarının yetiştiği bir aydınlanma dönemidir. Ancak bu dönem uzun sürmedi. Şarlman’ın hızlandırdığı bu dönem, Şarlman’ın oğulları arasında çıkan bir tartışma nedeniyle arka plana itildi; ve zamanla sona erdi.

Şarlman Dönemi’ne bakarsak Merovenj Hanedanlığı’na kıyasla ilerleme görülmektedir; ancak genel tabloya bakıldığında ekonomi, Roma Dönemi’ne kıyasla çok daha zayıflamıştır. Bununla birlikte, Charlemange’ın ekonomik reformları hafife alınmamalıdır. Charlemagne öncelikle bir para reformu gerçekleştirdi. Bu reform sayesinde saf gümüşten yapılmış bir madeni para ortaya çıktı. Bu yeni oluşan madeni para, eski madeni paradan(şilin) ​​daha düşük bir değere sahiptir. Öyle ki 12 denier, tek bir “şilin”e eşittir. Bu yeni paranın tek amacı, ticareti geliştirmek fakat rahat alışveriş yaparak insanları ve köylüleri etkinleştirmektir. Devlet, paraların ağırlığını ve boyutunu yakından takip etmiş; ve madeni paranın merkezileştirilmesi, az sayıda darphaneden madeni para basılmasıyla gerçekleşmiştir. Bu paraların dolaşımı yurtta sınırlı olmasına rağmen bu para sistemi, Avrupa’da Şarlman’dan sonra uzun yıllar kullanıldı. Örneğin, bu para sistemi İngiltere’de 1971’e kadar kullanılmaya devam etmiştir. Ekonomide değerlendirilecek Charlemange reformu, ölçü ve ağırlık birimlerine dayanmaktadır. Bir gün Şarlman, bir ferman çıkardı; ve tüm ölçü ve ağırlık birimlerinin standartlaştırılmasını emretti. Bu ölçü birimleri ve ağırlıkları daha sonra “Karl’ın ağırlığı” olarak adlandırılmıştır.

Charlemange’nin vurguladığı bir başka reform alanı, din veya Hristiyanlıktır. Şarlman, Kilise ile çok iyi bir ilişki kurdu; ancak Papa, Pepin’in zamanında olduğu gibi dünya işlerine karışamazdı. Şarlman’ın Papa ile birlikte yüce otorite piskoposlarına yayınladığı bu talimatlar, onun dindeki etkinliğini kanıtlamaktadır. Şarlman, daha sonra din adamları ve manastır yönetmeliklerini eğitmek gibi adımlar attı. Özellikle din adamlarını eğitmek bir öncelikti. Charlemange’nin Papa ile iyi ilişkisi nedeniyle klasik eserler sürekli olarak Roma’dan geliyordu. Bu eserler, din adamları tarafından yazıldı ve çoğaltıldı. Ayrıca Şarlman, kontrolünde bulunan topraklardaki kiliselere birkaç hükûmet yetkilisini göndererek oradaki rahiplerin bilgi ve becerilerini ölçmek için onları teste tabi tuttu. Bu konuda din adamlarının öneminden bahsetmek gerekmektedir. İznik Meclisi, 787’de toplandı. Bu konsey 7. olmasına rağmen konseyin kararlarını Papa ve Bizans Devleti onayladı; ancak kendisinin ve piskoposlarının toplantıya katılmadığı Charlemagne, konseyin kararını tanımadı. Konseyin Charlemagne’ye yönelik kararının yanlış yorumlanması da bu durumda önemli bir rol oynadı. Şarlman, daha sonra 794 yılında başka bir konseye haber salarak İznik Meclisince alınan hiçbir kararı tanımadığını açıkladı. Şarlman’ın dini reformlarında oldukça merkeziyetçi bir duruş sergilediğini görebilirsiniz. Şarlman, idare alanında dine karşı merkeziyetçi bir tavır sergilemiştir.

Karolenj Dönemi mimarisi, sanatın diğer alanlarında olduğu gibi Roma ve erken Bizans özelliklerinin Orta ve Kuzey Avrupa anlayışıyla sentezlenmesi sonucu oluşturulmuştur. Bu dönemin devleti, dini ve kültürel yapısı eserlerin gelişimine ve tasarımına yön vermiştir; bu nedenle Roma mimarisinde yeniliklerin olduğunu görebilirsiniz. Merkezi bir plan veya bir binanın merkezi vurgulanan planlar tercih edilmiş ve merkezi olmayan bazilika planı ile merkezi planın birleştirildiği “Yerleştirilmiş Bazilika” tipi plan tercih edilmiştir. Bu tür bir plan, daha sonraki dönemlerde de birincil kilise planı türü olacaktır.

Charlemagne, sanatın ve mimarinin gelişmesine de büyük destek verdi. Roma’nın erken Hristiyanlık Dönemi’nden ve Bizans İmparatorluğu’ndan başarılı eserlerle mimaride, el yazması süslemede ve zanaatta kasıtlı bir rekabete yol açtı. Bu dönem; halka açık yerlerde kuleli ve yüksek duvarlı kaleler, surlar ve manastırlar dönemidir. Bu eserlerin anıtsal ve resmi görünümü, Carolingian Kilisesi mimarisine kuleli anıtsal cepheler şeklinde yansımaktadır; ve kiliselerin batısında, naosun önünde yer alan giriş kısmı bu dönemin yeniliklerinden biridir. Bu dönemin en değerli mimarı, Metzli Odo‘dur.

Bu dönem çalışmaları, yönetim anlayışına uygun olarak planlanan inşaat faaliyetleri ile yürütülmüştür. Çalışmalar, Roma Dönemi’nde olduğu gibi önceden planlanan düzen ve yerleşim planına göre yürütülmüştür. Aachen Sarayı’nda gördüğümüz bu planlama çabası, çok sayıda ve çeşitli işlevlere sahip manastırlarda kendini göstermektedir. Örneğin; bu döneme ait eserlerden biri VIII. yüzyılın sonlarında ve IX. yüzyılın başında inşa edilen Aachen Katedrali, İmparator Charlemagne tarafından Roma Dönemi’nin önemli bir termal merkezi üzerine kurulmuştur. Katedralin mimarı ise Metz’li Odo’dur. Günümüzde sadece saray şapeli ayakta kalabilmiştir. Aachen Sarayı Şapeli, 796-805 yılları arasında inşa edilmiş ve dört bina ile çevrilidir. Çağımızın günümüze ulaşan en önemli mimari eseridir. Merkezde sekiz sütun ile tanımlanan sekizgen bir merkezi boşluk ve çevresinde altıgen bir boşluktan oluşur. 2 katlıdır ve yüksek bir kubbe, şapelin üst kapağını oluşturur. Eserin batı tarafında her iki taraftaki kulelere girişi sağlayan bir narteks bulunmaktadır. Eserin sütun başlıkları ve renkli taşları orijinal olup mozaikler 19. yüzyılda aslına benzer şekilde yeniden yapılmıştır.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Karolenj Rönesansı ve Charlemagne(Şarlman) Etkisi” tarzında

Daha fazla “SANAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Zülküf UZUNTÜRK

27-02-1998 Erzurum doğumluyum. Eğitim hayatımda sürekli yeni arayışlar sonrası öncesinde 2 sene Karadeniz Teknik Üniversitesi-Biyomedikal Cih. Tek. bölümünde okuduktan sonra bölümü bırakıp kendimi yollara attım, tarihi keşifler ve yeni yerler görmek amacıyla ülkenin dört bir yanını gezdim sonrasında Erzurum'a döndüm ve Atatürk Üniversitesi-Sanat Tarihi Bölümünü kazandım. Şuan aktif olarak eğitim öğretim hayatımı sürdürmekteyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu