Sanat

Edvard Munch

Ekspresyonist ressam Edvar Munch, 1863 senesinde Löten’de dünyaya gelmiştir. Munch, bilhassa Çığlık isimli tablosu ile bilinmesinin yanı sıra Alman dışavurumculuk akımının ileri adımlara taşınmasına ciddi bir destek vermiştir. Sağlık sorunlarının baş gösterdiği bir ailede büyümüştür. Hatta bu durumu, ’Ailem; hastalık, delilik ve ölüm beşiğinde bana bakan ve tüm hayatım boyunca bana eşlik eden siyah meleklerdi.’’ cümlesi ile dile getirmiştir.

Erken yaşlarda çizim becerisini ortaya koymayı başaran Munch, 1889 senesinde Fransız empresyonizminden bir nebze etkilenmiştir. Ardından Edvard Munch,1890 senesinde post-empresyonist ressamlar arasında yer alan Paul Gauguin ve Henri de Toulouse-Lautrec’in eserlerine şahit olmuştur. Böylece natüralist estetiği geride bırakmayı tercih etmiştir.

Tablolarında ruhsal ve duygusal konuları oldukça temiz bir şekilde işleyen bir ressam olduğu dile getirilmektedir. Bunun yanında resimlerinin başlarında ne kadar içe dönük ve karamsar olsa dahi hayatının sonuna doğru resimlerine yaşama sevincini aktarmayı başarmıştır. Edvard Munch’un resimlerindeki başarının temelinde sevgi ve ölüm yer almaktadır.

Çığlık Tablosu

Edvard Munch bu eserinde dramatik bir bakış açısı tercih etmiştir. Munch’un ‘’doğanın içinden geçen sonsuz çığlık’’ hissini taşıdığı bu tablo aynı anda ceset, sperm veya fetüsü akıllara getiren panik halindeki bir yaratığı resmetmektedir. Bu resimde yer alan tasa, kozmik bir düzeye çıkar ve ölüm konusundaki sanrılar ve anlam boşluğu ele alınır. Bunun yanında dönemin draması ile kendini gösteren bir benzerliği göze çarpmaktadır.

Edvard Munch

Bazı eleştirmenler tarafından ise bu eser bir otobiyografik seri olarak görülmektedir. Bu durumun sebebi ise tablonun, Munch’un annesi ve kardeşlerinin ölümlerinin ardından hissettiği intihar duygusunun bulunduğu psikolojik durumun yansıması olarak görülmesidir.

Ölümünden Sonra Bulunanlar

Edvard Munch’un ölümünün ardından kimsenin girmesine izin vermediği o üst katında birden çok eşya bulundu. Bu eşyaların arasında 1008 resim, 4443 çizim, 15391 baskı, 378 litografi, 188 oyma baskı, 148 ağaç baskı, 143 litografik taş, 155 bakır plaka ve o zamana kadar yazdığı tüm günlükler yer almaktaydı.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Edvard Munch” tarzında    

Daha fazla “SANAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!

Ece ÖNEL

Merhaba ben Ece, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde okuyorum. Yaklaşık üç senedir freelance olarak içerik yazarlığı ve editörlüğü yapıyorum. Aynı zamanda çalıştığım sitede redaktörüm. Güncel konuları takip etmeyi ve bu konular hakkında yazı yazmayı seviyorum. İyi okumalar dilerim. :)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu