Psikoloji

Lanetli Bebek Robert ve Tekinsiz Vadi Etkisi

Lanetli Bebek Robert ve Tekinsiz Vadi Etkisi

Otto ailesi, Florida’da yaşayan varlıklı bir ailedir. Aile fertleri genelde hizmetçilerine kötü davranmakla bilinirdi. Bu hizmetçilerden birisi de ailenin en küçük üyesi Robert Otto Eugene’e bakmak için işe alınmış Haitili bir kadındı. Haitili hizmetçinin kendisine yapılan zulümlerden dolayı aileye kin beslediği söylenmektedir. Bir gün bahçede telef edilmiş tavuklarla birlikte Haitili hizmetçinin, bu tavukların kanını bazı nesnelere sürdüğü ve birtakım ritüeller yaptığı görüldü. Bunun üzerine dehşete kapılan aile, Haitili hizmetçinin işine son verdi.

Haitili hizmetçi, gitmeden önce Eugene’e oyuncak bir bebek hediye etti. Eugene, bu bebeğe Robert ismini verdi; ve o günden sonra Robert, onun için iyi bir arkadaş oldu. Çevredekiler, Eugene’nin Robert’la olan ilişkisini hastalıklı olarak tanımlıyordu. Eugene uyurken, yemek yerken ve oyun oynarken Robert hep yanındaydı. Robert’la canlı bir insanmış gibi konuşuyor ve Robert’ı asla yanından ayırmıyordu. Eugene, Robert’ın bazen kendisiyle konuştuğunu iddia ediyordu.

Evde eşyalar hareket ediyor, etrafa saçılıyordu. Ailesi Eugene’e bu sebepten dolayı birçok kez ceza vermişti; ancak Eugene, suçlu olmadığını söylüyordu. Eugene’nin Robert’la olan hastalıklı ilişkisi ve evde olan garip olaylar sonrası Eugene’nin halası, Robert’ı bir dolaba kilitledi; ve halası ertesi gün ölü olarak bulundu. Ölüm sebebi, inme olarak kayıtlara geçmişti.

Evin yakınlarında oynayan çocuklar, Robert’ı pencereden onlara bakarken görüyor ve bazen pencereden aniden yok olduğunu söylüyorlardı. Çevredekiler, Otto ailesinin üzerinde kötü bir enerji olduğundan bahsediyorlardı. Otto Eugene, 1974 yılında öldüğünde cesedinin yanında Robert da vardı. En sevdiği oyuncağı ölümünde onu yalnız bırakmamıştı.

Eugene öldükten sonra evi içindeki eşyalarıyla birlikte Reuter ailesi satın aldı. Reuter ailesi, Robert’ı tavan arasına yerleştirmişti. Evde bulunan insanlar sık sık tavan arasından ayak ve kahkaha sesleri geldiğini iddia ediyordu. Aile, başlarına gelen olayları her yerde dillendirdi; ve Robert’ın laneti kulaktan kulağa yayıldı. Bunun üzerine eve röportaj yapmak üzere bir gazeteci geldi. Gazeteci, röportaj sırasında Robert’ta normal olmayan bir şeyler hissetti. Robert hakkında kötü bahsettikleri zaman evde kapı gıcırtıları ve ayak sesleri duyuluyordu. Gazeteci, kimi zaman Robert’ın hareket ettiğini görüyordu. Olan olaylar neticesinde Reuter ailesi, Robert’ı Robert Fort East Martello müzesine bağışladı. Günümüzde hâlâ binlerce ziyaretçi, bu müzeye Robert’ı görmeye gidiyor.

Fakat Robert hakkında kötü söylentiler hâlâ bitmiş değil. Müzede Robert’ın fotoğrafını ondan izin almadan çekmek yasak, eğer çekerseniz Robert size musallat oluyor. Müzeyi ziyaret eden kişilerden bazıları hayatlarında olan kötü olayları Robert’ın fotoğrafını izinsiz çekmelerine bağlıyor ve müzeye Robert’tan özür diledikleri bir mektup gönderiyorlar.

Yukarıda anlattığım hikâye, pek çok açıdan bir şehir efsanesi; ancak oyuncak bebeklere karşı bir korkumuz olduğu gerçek. Bu korku, yukarıda olduğu gibi pek çok hikâyeyi besliyor ve büyütüyor. Yazımın bu kısmında; oyuncak bebeklerden, palyaçolardan, robotlardan korkmamıza neden olan tekinsiz vadi etkisini ve sebeplerini ele alacağım.

Tekinsiz Vadi

Tekinsiz vadi etkisi, ilk olarak Japon robotikçi Masahiro Mori tarafından 1970 yılında ortaya atılmıştır. Tekinsiz Vadi etkisi kısaca, insana benzeyen bir nesneye bakıldığında oluşan tedirginlik hissini ifade eder.

tekinsiz vadi

Grafikte de görüldüğü üzere çukur kısım, tekinsiz vadi olarak adlandırılıyor. İnsan olmayan bir varlık, insana benzedikçe olumlu tepkiler gösteriyoruz; ancak bir noktadan sonra tepkiler aniden olumsuza dönüyor. Örneğin; video oyunu karakterlerinde, animasyon karakterlerinde, robotlarda, oyuncak bebeklerde, protezlerde, cesetlerde ve palyaçolarda tekinsiz vadi etkisini bolca yaşayabiliriz. Özellikle korku filmlerinde teninin ve uzuvlarının şekli, rengi değişik insansı yaratıklar bizi korkutmada oldukça başarılıdırlar.

İnsanların neden tekinsiz vadiye düştüklerine dair bugüne kadar pek çok neden ortaya atılmıştır. Ortaya atılan bu nedenler birbirini dışlamamakla birlikte hepsinin tekinsiz vadi durumuna neden olabileceği düşünülebilir.

Bilişsel Uyumsuzluk

İnsan ve insan olmayan varlıklar iki farklı kategoridedir; ve birbirini dışlar. Bu iki varlıktan birisi diğerine benzemeye başladığında bilişsel uyumsuzluk duygularını oluşturabilir.

Uyumsuz Ögeler

Araştırmalara göre birbiriyle uyumlu olmayan ögeler birleştirildiğinde insanlar rahatsız olma eğilimindedir. Örneğin; 2011’de yapılan bir araştırma, insanların “robot” sesli robotlardan veya insan sesi olan kişilerden rahatsız olmadıklarını ancak insan sesli robotları ürkütücü bulduğunu ortaya çıkardı.

Tehlikeden Kaçınma

Bu varsayıma göre insanlar, hastalıklı ve hastalıklı görünen durumlardan içgüdüsel olarak kendini uzaklaştırır. İnsana benzeyen bir varlığa bakıldığında tam olarak insan olmadığını anlayan beynimiz, bu durumda ölü veya ölmekte olan bir şey karşısında hissettiklerini hissedebilir.

Eş Seçimi

Türün devamlılığı için “eş seçimi” çok kritiktir. İçgüdülerimiz eş seçiminde bizi doğrudan etkiler. Sağlıklı yavrular dünyaya getirme olasılığı yüksek olan bireyleri daha çekici buluruz. Robotu robot olarak görmeyi bırakıp onu insan gibi algılamaya başladığımız an içgüdülerimizle farkında olmadığımız, doğal olmayan özellikleri tespit etmeye başlarız. Tespit anı, tekinsiz vadiye düştüğümüz andır. Tekinsiz vadinin derinliği ve nerede başlayacağı kişiden kişiye değişebilir. Bu varsayım, en çok taraftarı olan varsayımdır.

Kaynakça

Erdik, Batuhan. Tekinsiz Vadi: Bazı Robotları ve Bebekleri Ürkütücü Bulmamızın Nedeni| Matematiksel. Retrieved 8 May 2021

İnce, Gökhan. tekinsiz vadi| Açık Bilim. Retrieved 8 May 2021

https://steemit.com/tr/@budajored/lanetli-bebek-robert-in-korkunc-hikayesi

DAHA FAZLA İÇERİK

“Lanetli Bebek Robert ve Tekinsiz Vadi Etkisi” tarzında

Daha fazla “PSİKOLOJİ” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Ahmet Emre ÇAKIR

Kütahya'da doğdum ve büyüdüm. Şuan Uludağ üniversitesi öğrencisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu