Kültür

Çingene mi, Roman mı?

Kültürümüzde rengârenk kıyafetleri ve müzikleriyle yer eden, kendine has bir topluluk Çingeneler.

Türkiye’de başta Adana, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Düzce, İstanbul ve İzmir olmak üzere pek çok farklı şehirde yaşayan canlı bir etnik grup olan bu toplum, köklü bir geçmişe sahip. Aslen Kuzey Hindistan’dan geldikleri biliniyor; ancak ne gibi şartlardan dolayı bu coğrafyayı terk edip dünyada çeşitli alanlara yayıldıkları konusundaki bilgiler yalnızca tahminlerde kalıyor. Kuzey Hindistan’dan Avrupa civarlarına uzun bir dönem önce göçtükleri bilinen bu topluluk, ilk kez 1500’lü yıllarda İngilizler tarafından İngiltere’de kayıtlara geçen bir kültür olarak karşımıza çıkıyor.

Çingene

Renkli giyim kuşamları ve her duyguyu zirvede yaşayan bir toplumu yansıtmaları sebebiyle hem neşeleri hem de kavgaları izlenilesi bir grup olan Çingenelerin Avrupa civarlarına nasıl geldiği konusunda Gazneli Mahmut’un Sindh ve Penjap’ı işgali sırasında 500.000 Hintliyi esir aldığı biliniyor. Bu bakımdan Hintçeye de çok yakın bir dil olan Romanes dilinden kaynaklı olarak bir teori ortaya atılıyor.

Söz konusu esirler içerisinde bu fethi gerçekleştiren Müslümanların Romanları köle olarak alıp ülkelerine götürmesi, onların nereden geldiği ve neden Roman diye adlandırıldığı konusundaki en yaygın teoridir. Bu tarihten sonra da Çingenelerin kast sistemi içerisindeki en düşük kast olduğu düşünülüp Müslümanların sınırlarında askerlik yapmak suretiyle göç ettirildiği de üzerinde durulan başka bir teori olarak karşımıza çıkıyor.

Bu konuyla ilgili bir diğer göç teorisi ise bir diğer kaynak Şehname’de bulunan ve vatanlarını terk ederek göç eden yaklaşık 12.000 kişilik Luri hanesi. Eğer Firdevsi’nin bahsettiği bu hanenin kökeni çingenelere dayanıyorsa hiçbir şekilde Hindistan ile alâkaları yok demektir.

Gerçekte Roman Adı Nereden Geliyor?

Tarihlerine bakıldığında uzun bir dönem öncesinden Avrupa civarlarına göç ettiğini söylemiştik. Avrupa’da Sırp kökenli kavimlerle birlikte bir kültür yuvasından beslenen bu kültür mensupları, buradan iki şeyi öğreniyor: Bunlardan biri, Romanya kültür dairesine bağlı olan yaşama şekli; bir diğeri ise kendilerine has olan Roman dili.

Fal bakan çingene kadın

Gerçekten de bu toplumdaki bireyler, uzaktan bakıldığı zaman kuş dili gibi gelen ama kendi aralarında bir anlamı bulunan bir dil ile iletişim kuruyorlar; bu da dili olan her kavim gibi onların kültürünü de araştırmaya değer kılıyor. Söz konusu Roman dilinin incelenmesi için 1700’lü yıllarda başlayan pek çok çalışma günümüzde de devam ediyor. Bunun sonuçlarına bakıldığında dili oluşan ve gelişmekte olan bir toplum için dil içerisinde yer bulan çeşitli kültürel ögeleri tespiti mümkün oluyor.

Çingeneler zaman içerisinde özellikle Balkanlar’da yaygın olarak yaşam süren bir kavim hâlini alıyor. Kendilerine has, özgür bir yaşayış tarzları olan bu topluluk oldukça renkli bir kültürel yapıya da sahip. Bu anlamda ne bir yeri fethetme düşüncesi içerisinde olmuşlar ne de kendi devletlerini kurma derdine düşmüşler. Halk arasında “günübirlik yaşayan” toplumlar içerisinde yer alan ve Roman kültürünü taşıyan bu insanlar, tam da bundan dolayı kültürümüzün en canlı ve neşeli hâllerini yansıtmaya devam ediyorlar.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Çingene mi, Roman mı?” tarzında

Daha fazla “KÜLTÜR” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Daha Fazla Göster

Elif TOY

2020 yılında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimden itibaren çeşitli sitelerde SEO uyumlu marka içeriklerinin yanında, blog içerikleri ve Youtube projelerine dönük metin içerikleri üretme şansı yakaladım.

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu