Kitap

Yapım Aşamasında İlham Kaynağı

Connor Franta – Yapım Aşamasında

Selam! Oldukça yoğun ve yorucu bir ayın ardından henüz klavyemin sıcaklığı üzerinde olan yazımla yeniden karşınızdayım. Kişisel gelişim severler ve dahi en ufak öğüt kırıntısından bile nasiplenenler olarak bu kitap incelemesinden sonra “Yapım Aşamasında” siparişini alışveriş sepetlerinize ekleyeceğinizden eminim.

Yapım Aşamasında adlı kitabımıza hayat veren Connor Franta –benim tabirimle Con- kasabalı bir çocuktan ünlü bir video içerik üreticisine evrilme serüvenini samimi üslubuyla okurlarına aktarıyor. Aslında az evvelki cümleyi okurken kafalarınızda parlayan ilk ampulün “YouTuber” olduğu konusunda bahse girerim ki haklısınız da. Con, bir YouTuber ve internet fenomeni; aldığı birkaç radikal kararla birlikte bu yolculukta neler yaşadığından ve çıkardığı derslerden bahsediyor. Kendisinin de nitelediği şekilde, kamera arkasındaki hayatını içten ve yalın bir dille okurlarıyla paylaşıyor.

Evveliyatla bahsetmek isterim ki Yapım Aşamasında kitabını içeriğinden bihaber olarak aldım; çünkü içimdeki Pegasus Yayınları ön yargısını yıllar yılıdır kırabilmiş değilim. Tam da sizin “Ne alaka yani?” sorularınızın kulaklarımı çınlattığı bu kısımda söyleyeyim: Gençlik yıllarımdan beri okuduğum her Pegasus eserinden çok büyük keyif almışımdır. İstemsiz olarak da içimde yayınevine karşı hep olumlu bir ön yargı biriktirmişimdir; bu yüzden de Yapım Aşamasında, içeriğini bilmeden alarak kendime yaptığım güzel sürprizlerimden biri oldu. Şanslısınız ki ben içeriğinden size bahsedeceğim; ve bir an önce alıp okumak için herhangi bir sürprize ihtiyaç duymayacaksınız.

Hani kitapları incelerken şöyle evire çevire bir bakar, sayfalarını hızlıca geçerek kafamızda oluşan ilk izlenimimizi beynimizin odacıklarından birinde misafir ederiz. Bu kitap, kapağı ve dokusuyla avuçlarınızda iyi bir his uyandırıyor; fakat dikkat çeken başka bir detaya daha fazla odaklanıyorsunuz. Alışılmışın dışında bir anlayışla sayfaların gazete kupürleri ve resimlerle doldurulduğuna şahit oluyorsunuz. Aslına bakarsanız biraz otobiyografi, biraz kişisel gelişim, biraz da sohbet tadında bir eser buluyorsunuz karşınızda. Heyecanlı değil mi?

Connor; içsel sezgileri, mizah anlayışı, alçak gönüllülüğü ve bilgece sözleriyle kitabı âdeta bir başyapıt hâline getiriyor. Aslında yaş fark etmeksizin herkesin rahatlıkla faydalanacağı bir eser ama özellikle Y ve Z kuşağı için biçilmiş kaftan; dijital ortamların bu kadar global hâle geldiği bir zamanda bu alana en ufak bir ilgi duyanların bile tadına doyamayacağı cinsten âdeta.

Her şeyden öte; Con’ın yaşam mücadelesini bu kadar içten ve şeffaf bir şekilde ortaya koyması, kitabı okurken birçok duyguyu birden yaşamanıza sebep oluyor. Yapım Aşamasında kitabında bir sayfayı çevirip yaptığı espriye katıla katıla gülerken bir diğer sayfaya geçtiğinizde hüzünden buruk buruk olabiliyorsunuz; ama Connor içinizi hep umutla doldurmaktan asla vazgeçmiyor. Yaşama sıkı sıkı tutunmak, gelecek planlarını yaparken doğru adımları atmak için bütün mottoları bu kitapta bulabiliyorsunuz. Şayet benim kitabımı kurcalarsanız altı çizili satırlarla karşılaşmanız mümkün; hatta Con’a yolladığım mailde bana bir fosforlu kalem borçlandığını bile söylüyorum.

Yapım Aşamasında kitabının salt olarak video içerik üretme bağlamının etrafında dönüp dolaşacağı telaşı ise bende olduğu gibi sizde de olmuş olabilir. O yüzden şimdiden uyarmak durumundayım ki böyle bir durumla karşılaşmıyorsunuz; aksine Con daha çok hayat bilgisiyle karşımıza çıkıyor. Bu kadar bilge olması ve ifadelerinin bu kadar iyi olmasıysa benim açımdan şaşırtıcı. Tabii ki kamera karşısında insanları etkileyecek tavra sahip olması, beklenen bir durum; ama bu kadar iyi olması da cabası. Her bölüme iliştirdiği o güzel öğütlerden ne kadar faydalansanız o kadar dolduruyorsunuz heybenizi. Yaşama dair, geleceğe dair aradığınız ilham kaynağı bu eser olsa gerek.

Kalın kitap fobisi olanlarınıza sevindirici, benim gibi keyifli sayfaların azlığından şikâyetçi olanlarınıza ise üzücü bir haberim var: Kitabı bir çırpıda okuyorsunuz. Son bölümlere kadar nasıl geldiğinizi fark etmiyorsunuz bile; ancak ayrıca değinmek istediğim bir bölüm var: Özellikle günümüzde cinsiyet stereotipleri, daha fazla üzerinde durulur ve işlenir durumda. Tabii ki Conner’ın da bir cinsel yönelimi var; ve bunun bahsini geçirdiği bölümleri var. Toplumların içselleştiremediği, birçok mecrada insanların ayrıştığı bir konu olarak karşımıza çıkan bu durum hakkında fazlaca epik bir anlatım tercih etmesi benim açımdan hoş ve olağan bir durum değil. Öyle ki cinsel tercihinden bir kahraman edasıyla bahsettiği kısımları, videoları sarmak için üst üste tıklama hareketini yapar gibi okuyorsunuz.

Son bölümde benden sizlere naçizane bir tavsiye daha olsun istedim. Yakın zamanda çıktığım tatilde otobüste ve bağ evindeyken bu kitabı okuyarak kendime kaliteli zaman geçirme şansı verdim. Demem o ki hayatın getirdiği birtakım sorumluluklar ve gailelerden bir nebze olsun uzaklaşmak için Connor’ın ilk göz ağrısı olan bu eser, isabetli bir seçim oldu; yanında getirdiği onca kıymetli tecrübe ve öğüt ise cabası. Ünlü fenomen ve çiçeği burnunda yazarımızın kitabına başladığı cümle ise bu yazının kapanış cümlesi oldu:

“Bana ilham veren, dünyanın derin düşünen, büyük hayaller kuran ve yenilikçi yaratıcılarına…”

Yapım Aşamasında

DAHA FAZLA İÇERİK

“Yapım Aşamasında İlham Kaynağı” tarzında

Daha fazla “KİTAP” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Daha Fazla Göster

Muhammet ŞİMŞEKOĞLU

Kitapların izcisi, hancısı ve yolcusu. Giresun'da yüksekçe bir yerde psikolojik danışmanlık öğrencisi.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu