Araç çubuğuna atla

Geçmişten Günümüze Saat ve Tarihi

Zamanın tayini ezelden beri insanın aklını kurcalayan anlaması zor bir kavram olmuştur. Başlarda ekim tarihini hasat zamanından ayırabiliyor olmak yetiyorken geliştikçe zamanı daha ufak parçalara bölme ihtiyacı duyduk. Öyle ki şimdilerde saniyelerle kaçırdığımız şeylerden bahsediyoruz. Saat

Bu yazımızda saatin tarihine kısa bir yolculuk yapacağız…

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

GÜNEŞ SAATİ

İlk durağımızda Mısıra gidiyoruz tarih ise Mısır Piramitlerini yapmaya niyetlendikleri sıralar; milattan önce 2000’ li yıllar… Dikey olarak yerleştirilen bir çubuğun gölgesinin yatay düzlemdeki konumu esas alınarak belirlenen Güneş saati yüzyıllar boyunca zamanın ölçülmesinde kullanılan en yaygın araç oldu.

SU SAATİ

İkinci durağımızda da Mısır topraklarındayız. Güneş saatinin hava karardıktan sonra veya kapalı mekanlarda kullanılamıyor olması Mısırlı mucitleri yeni bir saat arayışına sürükledi.

Çalışma prensibi sıvının düzenli şekilde kaplardan birbirine akmasına dayanan Su saatleri zamana yeni bir bakış açısı getirmişti. Güneş saatleri sadece belirli bir zamanı gösterirken Su saatleri ne kadar zaman geçtiğini de gösterebiliyordu. Bu yüzden Su saatinin icadı zaman ölçümünün gerçek başlangıcı sayılabilir. Tüm artılarının yanında soğuk iklimlerde suyun akışkanlığının azalması deliğin tıkanması veya suyun sabit hızda akmaması gibi sorunlar yerini Kum saatine bırakmasına sebep oldu.

KUM SAATİ

Zamanın geleneksel sembolü olan Kum saatleri 8. Yüzyılın Avrupa’sında sayısız denemeden sonra asırlara meydan okuyacağından habersiz ortaya çıkmıştır…

Birbirleriyle tek noktadan bağlantılı iki haznenin içlerindeki kum veya dönemin şartlarına bağlı olarak pudra haline getirilmiş akıcı özellikteki katının diğer hazneye akması sırasında geçen süreyi esas alarak çalışırlar. Zamanın aslında ne kadar hızlı geçtiğini dibine kadar hissettiren Kum saatleri 8. Yüzyıldan bu yana varlığını sürdürüyor. Günümüzde daha çok dekoratif anlamda kullansak da zamanında nöbet süreleri gibi belirli zaman aralıklarını ölçmek için sıkça kullanılmıştır.

Soğuk iklimlerde Su saatine kıyasla daha çok tercih edildiği halde gün boyunca zaman ölçümü yapmak için uygun bir araç değildi Kum saatleri. Bunun için ya devasa boyutlarda yapmak ya da sürekli başında birinin ters çevirmek için bekliyor olması gerekiyordu.

MEKANİK SAAT

Gelelim tüm saat dünyasının baş tacı olan mekanik saatlere…

Bu sefer İngiltere’deyiz tarih yaprakları ise 1275’i gösteriyor. Din adamları bazı dini görevleri yerine getirebilmek için saati tam olarak bilmek zorundaydı. Sesli bir saat yapmak hem onların bu ihtiyacını doğrudan karşılayacak hem de büyün çoğunluğu okuma yazması bilmeyen halkı zaman konusunda bilgilendirecekti. Bir çekiç vasıtasıyla belirli zaman aralıklarında ses üretmek (çan sesi) üzere kurulan bu sistem mekanik saatlerin en ilkel haliydi. İlk zamanlarda sadece kilise ve meydanlarda bulunan mekanik saatlerin gelişimi hız kesmeden devam etti.

saat

Süreyi görsel olarak göstermek için önce 1350’li yıllarda 24 dilimli kadranlı bir saat sonra da sarkacın bulunmasıyla dakika ve saniye kolları bulunan bir saat yapıldı. Gittikçe daha kompakt yapıya kavuşan mekanik saatler gündelik yaşamda yerini almaya başladı. Evlerde kullanılmaya başlamasının ardından kol saati kıvamına gelen mekanik saatler ilk zamanlarda sadece kadınlar tarafından kullanılsa da 1. Dünya savaşından sonra erkekler tarafından da kullanılmaya başlandı.

Erken dönemlere ait buluşlar genellikle işlerin yapılma sürelerini veya dini faaliyetleri baz almaktaydı. Bu nedenle birbirlerinden farklı ölçüm ve zaman uzunluklarına sahip olabilmesinin yanında kültürel olarak da çeşitlenmekteydi. Bunu farklılıkları önlemek adına 1820 yılında zaman aralıkları tüm dünyada kabul edilen bir standarta bağlandı.

KUVARS SAAT

Yolculuğumuzun bu durağında 1920 yılında adını aldığı kuvars kristalinin bulunmasıyla ortaya çıkan kuvars saatler var.

Pili bir yıldan daha uzun ömürlü olan bu saatlerin 24 saatte saniyenin milyonda biri kadar geri kalıyor olmaları onları bir anda çok popüler hale getirdi. Fakat elektrik akımının kuvars kristalin mekanik özelliklerinin değiştiriyor olması sebebiyle başlarda çok hassas olan bu saatler birkaç ay sonra geri kalmaya, aksamaya başladı. Her ne kadar ucuz fiyatlarıyla piyasaya hakim olsalar da hassas ve bu hassaslığı uzun süre koruyabilecek saatlere duyulan ihtiyaç devam ediyordu.

saat

DİJİTAL SAAT

Gelelim sayısız alanda kullanılabilen en kapsamlı saate… Tabi ki dijital saatlerden bahsediyoruz. 1970’lerde yaygınlaşmaya başlayan dijital saatler doğru zamanı göstermenin yanı sıra zaman aralığı ölçümü, tarih, alarm gibi birçok farklı fonksiyonu da içinde barındırıyor. İşlevlerinin yanında fiyatlarının da oldukça ucuz olması dijital saatleri cep telefonlarından mikrodalga fırınlara kadar pek çok aygıtta aktif olarak kullanmamıza olanak sağlıyor.

saat

AKILLI SAAT

Son durağımızda bizi akıllı olarak nitelendirdiğimiz Saatler karşılıyor henüz bir yapay zekaya sahip olmasalar da pek geri kalır yanları da yok gibi…

saat

Giyilebilir teknolojinin ürünlerinin tartışmasız en iyisi konumunda olan akıllı saatler klasik saatlerden çok daha fazla işleve sahip. Bunlardan en önemlisi ise telefonlarımızla entegre çalışabiliyor olmalarıdır. Bunun yanında kalp ritmimizi ölçmekten adımlarımızı saymaya, görüntülü veya sesli telefon görüşmesi yapmaktan yol tarifi almaya kadar sayısız özellik barındıran akıllı saatler bu günün şartlarında herkesin ulaşabileceği konumda olmasalar da o günlere çok da uzak olduğumuzu sanmıyorum.

saat

Gelecekte bizi nelerin karşılayacağı ise tam anlamıyla muamma…

“Saatleri saptamayı ilk bulan insana Tanrı bildiğini yapsın! Benim bu dileğim, güneş saatini yapıp buraya koyarak günlerimi dilimyeyip bölen için de geçerli. Ben çocukken karnım güneş saatiydi; şimdikinden daha kesin ve daha güvenli. Acıkınca bilirdim ki yemek saatiydi. Ama şimdi tok olsam bile, eğer saat derse ki yemek vakti geldi, kimse hayır demiyor eğer Güneş izin vermezse. Kentin çoğu aç açına sokaklarda, hadi yemek saati geldi diye Güneş’in o çomaktan düşen gölgesi izin vermezse.” [Plautus (M.Ö. ? -184)]

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
  • Çok güzel bir yazı olmuş devamını sabırsızlıkla bekliyorum

  • Eline emeğine sağlık kardeşim.Harika bir yazı olmuş. Saatleri açıklamada ayışığı bir yazı olmuş devamını sabırsızlıkla bekliyorum Ayrıca bu yeni maceranda bol şans diliyorum
    😊🤗

    1. Güzel yorumun ve desteğin için teşekkür ederim 🙏

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bizi Uzaklarda Aramayın!

TOPLULUĞUMUZDA YER ALMAK İÇİN

BİZDEN HABERİNİZ OLSUN!

Kullanım şartlarını kabul etmek için onaylayın!
GELİŞTİREN TÜRKİYE GENÇLERİ

Copyright © 2020 GETURGEN | Tüm Hakları Saklıdır.

Post Views: 400