Film/Dizi

Pink Floyd-The Wall (Anarşizm Üzerine)

Pink Floyd-The Wall, dışavurumculuk yani ekspresyonizm akımına dahil olmaktadır. Ekspresyonizm akımında ilk olarak sanatçıların kendi içlerine gömülüp kendilerini gözlediklerine ve bu yapılan gözleme oldukça önem verdiklerine şahit olabiliriz. Sonrasında kişinin en gizli taraflarını ortaya koyan bir anlatım şekline yer verilir. Yapıtlarda genelde fantastik ve korkunç konularla ortaya konulmuştur.

Asıl amaç insanların ruhsal hissiyatlarını ve durumlarını açıklamaktır. Ekspresyonistler bir ögeyi bütün somut bağlardan ayırmak; onu çıplak ve yalnız biçimde kişisel zihnin katışıksız bir maddesi olarak yorumlamak istemişlerdir. Dış dünyanın manasızlığına, ruh ve anlam kazandırmayı hedeflemişlerdir. Bu akımda çelişmelerin ruhsal durumunu tanımlayan garip şekillerle haykırışlar boy gösterir.

The Wall albümü/filmi anarşizmi içermektedir. Devlet ideolojisine dikkat çekilmektedir. İlk olarak kapitalizme ve eğitim sistemine net bir şekilde karşı geliş vardır. Albümün/filmin bir bölümünde, öğrenciler sırayla kıyma makinesinden geçmektedir. Bu da devletin öğrencileri belli kurallar içerisinde şekillendirerek okul hayatına alıştırılmasını gösterir. Aslında bunun doğru olmadığı bize anlatılmaya çalışılır.

Waters’ın zararlı olarak eleştirdiği, bireysel ve toplumsal izolasyonculuğun ruh hırpalayan etkileri konusunda daha bilgilenmiş olmamızın nedeniyle, üzücü olarak bir kimsenin dağıttığı duvarın bir başkasının inşa etmesi olarak tekrarlayan döngüsü üzerinde durulmaktadır.

Pink Floyd The Wall (Anarşizm Üzerine)

Anarşizmde yer alan özellikler; bütünsellikten yoksunluk, anti dogmatizm, devrimcilik, çelişki ve tutarsızlığı tutarlı kabullenme, birey özgürlüğüdür. Film/albüm resmen savaş çılgınlığına karşı adeta içsel bir manifesto niteliğindedir. Neredeyse devletten gelen her şey reddedilmektedir. Pink Floyd bunu çeşitli şarkılarında da belli etmektedir.

2. Dünya savaşı sonrasında kayıp yaşayan Pink’in ruhsal durumu, bireysel süreçlerin yanında toplumsal ve siyasal bir gerçekliği de ortaya koyar. Pink Floyd aslında bu filmde/albümde bize bireyselliğin önemli olduğunu göstermektedir. Bahsettiğimiz gibi de anarşizm birey özgürlüğünü içinde barındırır.

Sisteme karşı gelişini Pink’in nesnelere karşı şiddetiyle ve hayalinde canlandırdığı başkaldırı ile görebiliriz. Televizyonu camdan dışarı atması, ilkokulda gösterdiği başarısız başkaldırı ve filmin sonlarına doğru çevresindeki insanlarla oluşturduğu sisteme karşı gelen grup en iyi örnekler arasında yer alır. İnsanların eşitliğini savunmaya çalışarak hayalindeki devlete karşı gelir. Bunun tam tersi sahnelerle bize bunu aktarmaya çalışır.

Makalemde de yazdığım gibi; devlet, uçmanıza izin vermez ama şarkı söylemenize belki ses çıkarmayabilir. Birey devletin koyduğu sınırların dışına çıkmaya çalıştığında, devlet bir düşman gibi ceza uygulamaya başlar. İşte Pink’in bağırışları tam da bu yüzdendir. Bu bağırışları ise tamamı ile anarşist bir yaklaşımla yapmaktadır.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Pink Floyd The Wall (Anarşizm Üzerine)” tarzında    

Daha fazla “FİLM/DİZİ” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!

Ece ÖNEL

Merhaba ben Ece, Dokuz Eylül Üniversitesi’nde okuyorum. Yaklaşık üç senedir freelance olarak içerik yazarlığı ve editörlüğü yapıyorum. Aynı zamanda çalıştığım sitede redaktörüm. Güncel konuları takip etmeyi ve bu konular hakkında yazı yazmayı seviyorum. İyi okumalar dilerim. :)

İlgili Makaleler

8 Yorum

  1. “Makalemde de yazdığım gibi; devlet, uçmanıza izin vermez ama şarkı söylemenize belki ses çıkarmayabilir”

    Emeğinize sağlık aydınlandım😇

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu