Edebiyat

Ölümün Ötesinde: Hiçlikten Gelen

Nasıl sevmiyorum diyebilirim ki?
Ağzım değil ki kalemim kadar kıpırdayan.
Sanki sur üfleyecek korkusu ile susar garip ağzım.
Bir yandan yazılanlar da vahiy misali durmuyor, yazıyor ha bire!
Bilmez ki yazdığı şey suskun kıyamet.
Tutan şey duvar değil,
İki dudak (kırmızı kıyafet)!

Benim sevdam asıl tükenmez kaleme benzer.
İsme aldanmayayım
O da tükenir elbet…
Ya biri o kan kırmızısı mürekkebi doldurur
Ya da kırar atar.
Acaba yoldan geçen bir yolcu beğenip tamir eder mi yazmak için?
Vardır hoşuna giden bir şey
Çünkü kırık izlerle yazmaya devam eder hikayeyi.
Belki yeniden…
O izler kırık dökük izler değil onun gözünde.
Damar yollarına bakarcasına bakacaktır.
Öyle biri var mı ki?

Ya yazılanlar…
Ölümden sonraki hayattır yazdığın.
Başka bir yazıda yeniden hayat bulur! Bazen bir romanda,
Bazen senaryoda, bazen bir şiirin kıtalarında, fikirlerde, hayallerde, gerçekleştirilen hayallerde…
Konaklar durur.
Kim bilir belki bir ressamın ormanında seyahat eder.

Teşekkürler, bana verdiğin hediye tanrı gücüdür ki o bile yüceliğinin naçizane kudretini görmezden gelip yüceltir benliğini.

Hapishane hücrelerinin duvarlarında o kadar kazıdım ki ismini
(Hala aşktan kör gözüm de alsa… Belki de gönlüm almıştır gözümün yerini)
Kör gözümle görebildim ardındakini.

İşte o!
Senin bana armağanın.
Farkında bile değilsin veya aldırmadın.

Şimdi anlaşıldı sana niye Tanrıça gözü ile baktığım.
Ne de olsa yaratıcının suretinde yaratıldın.

Hapis duvarları beni çekemez oldu.
Niye tutarlar beni bilmem ki!
İsmini kazıdıkça kazıdım.
Duvarlarını tahrip etmişim mahpusun.
Anlamıyorum, neyden gocunma hakkı buldular!
Mahkumiyeti ben mi istedim?

Bana baktın ama göremedin.
Oysaki varlığını demire vurur gibi kalbime damgaladın!
Beni sardığın cehennem sıcaklığını ne çok sevmişim, ben de şaşırdım!

Cehennem, ne kutlu mekan!
Vurulan çekiç seslerinin yankısını sadece sevdiklerimizin duyduğu yer.
Kalbim artık keskin bir kılıç, gerektiğinde…

Ben firavun muyum?
Sayılır…
Sonuçta bir çölde yeniden doğdum.
Her gün, her an yeniden doğdum!

DAHA FAZLA İÇERİK

“Ölümün Ötesinde: Hiçlikten Gelen” tarzında

Daha fazla “EDEBİYAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Daha Fazla Göster

Uğur YETGİN

Küçüklükten beri teoloji felsefeyle ilgiliyim birçok milletten insanla iletişimim oldu bilime ve sanat a her daim açığım , sembolizm ile kendime özgü bir dilim.vsr

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu