Edebiyat

Klasik Türk Edebiyatında Gelenek

Klasik Türk Edebiyatında gelenek, müşterek bir zihniyeti temsil eder. Bir toplumu veya bir geleneği köklerinden, âdetlerinden, ananelerinden beslenmek geliştirir. Klasik şiirde çizgi dışına çıkılmayan belirli bir estetik zemin ve gelenek vardır. Gelenekli şiir, genel anlamı ile bir formdur. İçine girip, okuyup anladıkça muhtevası su yüzüne çıkmaya başlar.

Hamâsî(yiğitliği konu alan şiirler), garâmî(lirik biçimde aşkı konu alan şiirler), hikemî(düşünceye dayalı hikmetleri konu alan şiirler), tasavvufî(İslam gizemciliğini konu alan şiirler) gibi birkaç tematik başlıkla sınırlı kalan klasik şiir; vezne, kafiyeye, nazım şekline, divan tertibine ait kurulu bir düzenin olduğu formatik bir kurulumdan oluşur.

Klasik şiiri farklı ifade etmek gerekirse; şiirin nazma dayalı unsurlarının, muhtevasını oluşturan unsurlarından ön planda oluşu olarak bilinir.

Klasik şiirdeki bu durumun aksine modern şiirde forma dayalı düzen yerine muhteva daha önemlidir. Bu iki şiir arasındaki metaforik bağlantıyı okuduğum bir makalede şu şekilde izah etmişlerdi: “Yeni şiir, cevize benzer; kabuğunu kırmadan özüne ulaşılamaz. Gelenekli şiir ise çekirdekli meyve gibidir; etli kısmını parçalamadan çekirdeğine ulaşılamaz.” Dolayısıyla gelenekli şiirde ilk değişmesi gerekenin çekirdek olduğu fark edilse de bunu gerçekleştirmenin yolu, tematik bir parçalanmadan geçmektedir.

Değişim taraftarı şairlerin klasik formlara çokça müdahale edemeden muhtevayı yenilemeye çalışmaları da bundandır. Tanzimat sanatçılarının gelenekte kırmayı hedeflediği temel düşünce budur.

Gelenekte aslolan; bir tema veya konu ne kadar çok işlenirse işlensin şairin ele aldığı bu konuya kendinden ne kattığıdır. Klasik şiir, bu düşünceyi benimsemiştir. Klasik şiirin esaslarını kategoriler belirler; çünkü asıl amaç, yeni temayı işlemek değil; eski temayı farklı söyleyip, nazire yazarak, eski hâline benzetmeden, genel anlamda müthiş bir işçilik ve metaforik bir ifade tarzı benimseyerek yazmaktır. Yani gelenek için gerçek konu ne kadar soyutlanabilir ve metaforlarla ne kadar uzaklaştırılabilirse o kadar iyidir.

Geleneğin temel unsurlarından biri de mitlerdir. Mitler kalıcıdır. Türkler, Müslüman olunca eski âdetlerinin bir kısmını da bırakmışlardır. Bu da Farsi ve Şii fikir dünyasından alınan İslamiyet’in sadece dini motiflerinin değil, milli ve arketipsel unsurlarının da alınmasına neden olmuştur; bu yüzden Acem mitolojisi ve Arap unsurları, klasik şiirin genelini oluşturur. Bu gelenek, günümüzde de yaşamaya devam etmektedir.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Klasik Türk Edebiyatında Gelenek” tarzında

Daha fazla “EDEBİYAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Ayşe ELMAS

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunuyum.Dokuz Eylül Üniversitesinde formasyon eğitimi aldım.Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinde Tarih Bölümünü okumaktayım.Çocukluğumdan beri hayalim olan öğretmenlik duygusunu tatmak için çabalıyorum.Keyifli okumalar dilerim.

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu