Edebiyat

Dipsiz Kuyu

Dipsiz bir kuyudan sesleniyorum!
Ayaklarıma bağlı prangaları kimse çözmeyecek mi? Peki üzerime yağan yağmur damlaları, bu kez şifa yerine boğmaya kalkışırsa beni buna dayanabilecek mi bedenim? Orada bir yerlerde sesimi duyabilecek kimse kalmadı mı sahiden?
Ah benim kendine lâl, kendine zalim nefsim…
Dipsiz kuyulara atarken kendini ne olacak zannetmiştin ki?
Ne sen Yusuf’sun ne de bu kör kuyu Mısır’a giden yol…
Ne seni görünce eller kesilecek ne de gönül bekçiliğine talip Züleyha olacak yolun sonunda.

Ah benim kendine âmâ, kendine meczup nefsim…
Hani nerede o sana hürmet gösterip de aldatan Şeytan!? Çoktan terk etti değil mi seni?
Şimdi kime ne anlatsan birkaç kuru lakırtı.
Şimdi ne kadar çok yükseltsen sesini o kadar sağır kuyu sana…
Gel biz sessizce gözyaşı döküp af dileyelim. Sessiz, mahcup bir eda ile anlatalım derdimizi. Kim bilir belki kainat susar da anlaşılır derd-i halimiz.
Gel biz bir avuç içinde saklı dualar bırakalım kuyunun yosun tutmuş taşlarına.
Derde derman, gönle ferman olsun diye…

geturgen-dipsiz kuyu_resim1

DAHA FAZLA İÇERİK

“Dipsiz Kuyu” tarzında

Daha fazla “EDEBİYAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Kablumbağa Hanım

Yazmak yüreğimde bir derviş..

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu