Edebiyat

Bir Köpeğin Son Mektubu

Annem bana hamileydi, çok sancı çekiyordu. Doğum vakti gelmişti. Doğumu gerçekleştirmek için bir evin duvar dibine gitti, oracıkta uzandı. Derken evin kapısı açıldı, ev sahipleri annemi bir hışım kovaladı. Hamile karnıyla zor koşuyordu. Nereye gitse bir tehlike vardı. Çareyi çöp konteynerinde buldu. Gözlerimi ilk orada açtım. Pis kokulu ve ıslak bir yerde dünyaya geldim.

Aradan bir ay zaman geçti. Artık sütten kesilmiştim. Annem kuru ekmek aramak için dışarı çıktı, beni de güvenli bir yere bıraktı. Bir daha geri dönmedi. Kendi başımın çaresine bakmak için yola koyuldum. Ağır ağır ilerlerken yolda cansız yatan bir köpek gördüm. Tekmelenmiş, şişe fırlatılmış, her yeri yara bere… Eğildim, usulca kokladım ve acı gerçekle karşılaştım. O cansız bedenin sahibi annemdi, annem!

Günlerce başında bekledim, üzerinde uyudum, kokladım onu… Derken insanlar annemin cansız bedenini fark etti. Beni başucundan kovaladılar, onun cansız bedenini de çöp konteynerine fırlattılar… Son bir kez göreyim diye çöpün içine girecekken çöpçüler konteyneri kamyona yükledi, yetişemedim. Annemi koklamaya doyamadım ki ben daha! Gözlerimden ılık ılık yaşlar aktı. Ağlayarak yürüyordum. Patilerim çok üşüyordu, yalnızdım, açtım… Yemek aramak için sokakları geziyordum fakat yiyecek bulamıyordum. Hava yağmurlu ve çok soğuktu. Üşüyordum, çok üşüyordum.

Bir Köpeğin Son Mektubu

Annemin yarıda bıraktığı sevgiyi belki başkası tamamlar diye düşündüm. İnsanlar annemi öldürdü evet ama aralarında hala iyileri vardır diye umuyordum. Başım okşansa belki unuturdum bu yaşananları. Bana birazcık sarılsalar, beni doyursalar, bana sevgi dolu baksalar belki unuturdum her şeyi. Yoktu, gelen giden yoktu… Bu yalnızlığa alışmam gerekiyordu.

Soğuk bir kaldırımın üzerine kıvrılıp uyumaya çalışıyordum. Biraz dalmışım. Derken biri geldi. Yoksa o beklediğim kişi miydi? Başımı sevdi. Sonunda bulmuştum! Başımı okşadı, ellerindeki sıcaklık beni ısıtıyordu. Bana köpek maması verdi ve karşıdaki dükkana girdi. Ben mamamı bitirdikten sonra beni doyuran kişiye teşekkür etmek için karşıdaki dükkanın önüne gittim. Kendi aralarında konuşuyorlardı. “Köpeğe zehirli yemi vermeyi becerdin mi?” cümlesini duyar duymaz başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Annemin katilleri olan insanlara tekrar güvenmekle ne kadar yanlış yaptığımı anladım.

Ben kara kara düşünürken karnıma ani bir sancı saplandı. Vücudum karıncalanıyordu, göğsüm sıkışıyordu, ağzımdan kan geliyordu… Öleceğimi anlamıştım. Bu sevgi isteyen küçük ruhumu teslim etmek için doğduğum yere, çöp konteynerine girdim. Ağlayarak can verdim. Aradan geçen zaman ile bedenim çöp kutusunda kaskatı kesildi. Çöp kamyonuna alındım, oradan da çöplük batağına… Çöpe atılan ben değildim ama. Çöpe atılan İNSANLIKTI…

DAHA FAZLA İÇERİK

“Bir Köpeğin Son Mektubu” tarzında

Daha fazla “EDEBİYAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Betül KOPARAN

Bursa | 1997 | Söz, şiir ve hikaye yazarı

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu