Edebiyat

Ben Unutmadım Minik Elli Muhacirimi

Yeni olan her şeye düşmanlığım var. Savaşım kendime mi yoksa seni alan zaman yolcularına mı?

Bu harp meydanında hangimiz zafer nidaları atar dersin?

Eski olan tüm tozlu raflara hasretim var. Onlar uğruna bu cenk meydanında pervasız direnişim. Kimse hatırlamasa da herkes yok saysa da ben hatırlıyorum.

Ben hiç unutmadım emanetlerimi…

Ben unutmadım o cami avlusunda ellerimi tutan mahzun bakışlı teyzeyi.

Ben unutmadım küçücük elleri ile su içiren muhaciri.

Herkes gitse de emanetlerim var benim bu meydanda. Ne dersin, yeni olanlar dikenlerini de alır mı giderken?

Ah, ne vardı seni götüren yeniler emanetlerimi kırmasalardı!

Ne vardı eskilerin bir parça nezaketi yenilerde de olsaydı da ruhsuz, buz kesmiş ellerini uzatmasalardı emanetlerime…

O zaman ne hırçınlaşırdım bu kadar ne de gösterirdim bu pervasız halimi.

Ah!

Eskiler bana, yeniler size kalsaydı. Ne hakkımız ne selamımız olsaydı üzerinizde.

Gitseydiniz, tamamıyla hiç olmamış gibi. Çıksaydı ruhum şu kabz halinden. Muhacir miniğimin avuç içlerinde hayat bulsaydım. Emanetlerim bende kalsaydı.

Ama sözüm olsun şu meydana, mahşere davam! Emanetlerim hür olana kadar yenilere düşmanım.

Gitsin ve gelemesin kirlenmiş ruhları.

Destursuz değmesin bize bakışları.

Gitsin ve gelemesin emanetlerimin düşmanları…

DAHA FAZLA İÇERİK

“Ben Unutmadım Minik Elli Muhacirimi” tarzında

Daha fazla “EDEBİYAT” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Kablumbağa Hanım

Yazmak yüreğimde bir derviş..

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu