Düşünce

Vur Davulcu Sevgisiz Çıkar İlişkileri İçin

Bir insanın toplumda yankılanan iki olayı vardır: biri doğum, ikincisi evlilik çağıdır. Ve tüm o hazırlık, evleneceğin adam ya da kadın içindir…
Adam, kadının ailesine kadın da adamın ailesine yakışır olmalıdır(!)
Bitti mi peki?
ASLA.
Adamın evi olmalı, arabası olmalı, efendi olmalı, kültürlü olmalı, taşı sıksa suyunu çıkarmalı. Kısacası, mükemmel olmalı.
Kadın ise; sevecen olmalı, güzel olmalı, bakımlı olmalı, tatlı dilli olmalı, hizmetkar olmalı, ağzı var ama dili yok olmalı. Aa bu arada en önemlisi; iyi yemek yapmalı, temizlikte bir numara olmalı. Sonuçta biricik oğlunu verecek kayınvalidesi.

Taraflar bu aşamayı tamamladıysa sıra, aile uyuşması notunda. Aileler birbirine aşık(!) olmalı. İlk görüşte vurulmalı. Sonuçta onlar da evleniyor. Sıra, aynı evin içinde işe başlamak için bir sözleşme imzalayıp senet almakta.
Ve start verildi! Düğün hazırlıkları başlasın.
Vur davulcu birbirini sevmeyenlerin çıkar ilişkileri için!
Çal davulcu saadet dolu akrabalar için!

Mutsuz, sevgisiz bir ailenin daha temelleri atılıyor. Ama olsun. Mutlu anne, babalar; akrabalara atılacak nispetler var işin sonunda. Gelin ve damadın mutlu olmasının ne önemi var(!) Bu masal anne, babanın. Gelin, damat sadece figüran.
Peki, bu evlilik sözleşmesi imzalanıp senet alındıktan sonra ne oluyor bu gariban figüranlara?
Şiddetli geçimsizlikler başlıyor. Birbirini sevmediği halde tanımadan, sırf mahalle baskısı ile evlenen eşler oluyor mu sana canavar! Aynı evin içinde havada dans eden tabaklar, ilk defa söylenmişçesine hırsla dillenen hakaretler…
Ya sonrası?

İyi ihtimal, bizim gariban figüranlar istifa edip boşanırlar.
“Eee arkadaşım böyle iyi mi olur?” derseniz… Hemen kötü haberi söylüyorum.
Nikahta keramet vardır diyen elalem çetesi: “Çocukla her şey düzelir evladım.” diyor. Ve hop! Nur topu gibi depresyonda bir neslin başlangıcı geliyor. Kendi hayatlarını mahvettikleri yetmezmiş gibi bir de çocuklar kavga içinde büyüyüp belki de bir nesil sonranın eli silah tutan katilleri oluyor…
Vay arkadaş ondan sonra da ‘Ben niye evlenmiyorum?’
Çünkü çeyrek asır yaşında boşanmış mutsuz bir kadın olmaktansa hala umudu olan bekar bir kadın olmayı tercih ediyorum.
Ama çaktırmayın, elalem çetesi beni de ele geçirmeye çalışıyor. Neyse ki sancak hala bende!

DAHA FAZLA İÇERİK

“Vur Davulcu Sevgisiz Çıkar İlişkileri İçin” tarzında

Daha fazla “DÜŞÜNCE” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Kablumbağa Hanım

Yazmak yüreğimde bir derviş..

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu