Düşünce

Özgüven Doğuştan mı Gelir Yoksa Sonradan mı Kazanılır?

Özgüven en basit tabiriyle kişinin kendine olan güvenidir. Elle tutulan bir şey olmaması, özgüvenin somut bir şey olmadığını gösterebilir. Ancak özgüvenli biriyle özgüvensiz biri arasındaki farklar, somut bir şekilde anlaşılabilir. Eğer özgüveniniz yoksa, hayattaki birçok fırsatı da avuçlarınızın arasından kaçırabilirsiniz. Peki özgüven doğuştan mı gelir yoksa biz onu sonradan mı kazanırız? Gelin şimdi kaybedilen özgüvenleri kazanalım!

Sorunun net cevabı, herkesin özgüvenli olarak doğduğudur. Peki nasıl? Basit bir örnekle somutlandırabiliriz. Doğduğumuzda, sadece birkaç kiloluk bir vücuda sahip oluruz. Ancak bu ufacık beden, her şeyi öğrenmeye odaklı bir mekanizmaya sahiptir. Öyle ki çekingenliği ya da utangaçlığı bile öğrenebilir bu mekanizma. Ailenizle hiç ilk attığınız adıma dair konuştunuz mu? Eğer cevabınız evetse, size defalarca denediğinizi söylemiş olmaları da yüksek bir ihtimaldir.

Bir Bebeğin İlk Adımlarından Ders Çıkarmak!

Bir bebek, ayakta durmayı ya da kendi başına yürümeyi bir anda çözemez. İlk deneyiminde ayağa kalkmayı dener ve sonuç bellidir. Poposunun üzerine düşer. Bu noktada o bebek bunu bir daha dener mi? Hem de her seferinde. Her seferinde ayağa kalkmayı tekrar dener. Yine düşer ve yine dener. Bu denemelerini günler boyunca yüzlerce kez sıkılmadan tekrar ettirir. En sonunda, paytak paytak ilk adımlarını atmaya başlar.

Aradan yıllar yıllar geçer. O bebek büyür ve kocaman bir insan olur. Ancak bebekken sarsılmayan o özgüveni, zamanla sarsılmıştır. Bebekken onlarca defa denemekten çekinmeyen o mekanizma, büyüdüğü zaman ikinci kez denemekten bile korkar hale gelir. Peki bebekken var olan o deneme hırsı zamanla nasıl yok olur?

Öğrenilmiş Çaresizliğe Merhaba De!

Bir bebeğin, “Onlar çok büyük ve çok güçlü, ben istesem de yapamam.” diye düşündüğünü savunabilir misiniz? Eğer bebekken böyle düşünseydik ne olurdu? Muhtemelen bir daha ayağa kalkmayı denemezdik. Peki yaş ilerledikçe ne oldu da özgüvenimizi yitirdik? Çünkü çocukluk dönemimizde neye elimizi atsak, aile ve toplum baskısıyla karşılaştık. “Hayır, sen onu yapamazsın.”lar ya da “Küçük boyunla büyük işlere kalkışma.”lar türedi etrafımızı.

Bu noktada kimimiz denilenleri dinledi ve ne zaman harekete geçeceğini bilemedi. Kimimiz ise yaramaz çocuk olup her işe burnunu sokmayı kararlılıkla sürdürdü. Sonuç olarak kimileri özgüvenli, kimileri ise özgüvensiz bireyler haline geldi. Çünkü özgüven, insanların yaptıklarımıza karşı söylediklerinden etkilenir. Çünkü özgüven, başarısızlığa karşı hassastır.

Zamanında 200 defa düşen ama 201. defa deneyen o bebek büyüdü ve davranışlarında çevresinden de etkilenen bir birey haline geldi. Neden o sarsılmaz özgüvenden artık bir eser yoktu? Yoksa tekrar sarsılmaz bir güvenle elini bir işe attığında ona “Hayır! Sen küçüksün ve onu yapamazsın.” veya “Küçük boyunla büyük işlere kalkışma.” mı dediler? Evet! Bunu, her ‘elini bir işe attığında’ ona dikte ettiler.

201. denemeyi bile düşünmeden yaparken artık çevresini dikkate almaya başladı ve içine işleyen “Ben yapamam.” fikrine iyice alıştı. Bir insana söylenenler zamanla o insanın kendi üzerine alındığı düşünceler haline gelebilir. İşte bu durumda özgüven yitip gider.

geturgen-özgüven_resim1

Sonuç Olarak

Özetleyecek olursak, insanların dediklerine göre koşullanıyor ve insanların dedikleri insan oluyoruz. Olduğundan başka bir insana yani. Negatif koşullanarak özgüvenimizi yitiriyor ve o ‘doğuştan özgüvenli’ dediğimiz insanların aslında pozitif koşullandığını, “Ben yaparım!’ dediğini hesaba katmıyoruz. Ailesi tarafından “Sen yaparsın.” denilmiş olabilir ama asıl önemli olan yapamasa bile pes etmeyip “Ben biraz daha denersem yaparım.” demesidir. Kendini sürekli pozitif yönde telkinlerle doldurarak ilk denemelerinde yapamasa dahi sonunda bir deneme daha yaparak başaracaktır. Çünkü kendine inancı tam olduğu için onu yapmayı gerçekten istemektedir.

Kendini, -o 201. denemeyi yapan bebeği- negatif telkinlerle özgüvensizleştirme. Daima, yapamayacağını düşünsen bile en azından denemeye değer olduğunu gör.

DAHA FAZLA İÇERİK

“Özgüven Doğuştan mı Gelir Yoksa Sonradan mı Kazanılır?” tarzında

Daha fazla “DÜŞÜNCE” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu