Düşünce

Çocukların Ahı

Bir konudan bahsederken ilk defa bu kadar karmaşık duygular içinde, enkaz altında hissediyorum kendimi. Hem çok öfkeliyim hem de çok utanıyorum konuşmaya başlarken.

Ben konuşmaya utanırken nasıl oluyor da bu kadar kirli eller üzerimizde dolaşıyor?

Bu dünya, bu ülke çok rezalete şahit oldu. Dünya denen meclis; binlerce mezhep, din, dil, ırk, kültür, her meşrepten insan ağırladı. Üstelik dünyanın ağırladığı düşünen tek varlık biz iken bir tek biz düşünebilmeyi ve saygıyı öğrenemedik. Kendimize bakmadan sövüp saydık karşımızdakine. En ufak bir boşlukta üzerine çullandık. Altta kalanın canı çıkmadı belki; ama daha beter oldu. En acınası da mutlu olduk birinin ayağının takılıp uçurumdan düşmesine.

Ya seyirci kaldık ya da üzerine çullanan olmaktan çekinmedik.

Sonra durduk; ve utanmadan gelişmiş medeniyetlerden dem vurduk.

Yüzyıllar geçti, dünya değişmedi. Öğrenilmiş çaresizlik adı altında birçok şeye razı geldik.

Ama…

Ama artık “YETER!” demek zorundayız.

Dünyanın çivisi çıktı, kabul!

Rezil insanlar olma yolunda yarıştayız, kabul!

Kadın cinayetlerine, tacizlerine; her gün yenen dayağa, her şeye bir bahane bulduk; kabul!

Ama şimdi kalmış bir vicdanınız varsa şayet kulak verin:

Ufacık iki çocuk neyin vebalini ödüyor,

Kimin tanrısına kurban veriliyor?

Hangi din, hangi kültür, hangi tükenmiş insanlığın zulmüne sığıyor bu yaşananlar?

İki çocuk, bir üvey baba, bir öz anne ve bu hikâyede mahvolan iki küçük hayat…

Bir anne, kızını pazarlıyor. Küçük bir abi, kardeşi gibi taciz görüyor. Masum iki çocuk bunu resim ile anlatıyor; ve dünya hâlâ yerinde duruyor.

Çocukların ahı bizi artık helak etmeli!

Bunlar sadece bizim görebildiklerimizden; denk geldiğimiz, mahvedilmiş iki küçük hayattan. Her gün kim bilir kaç tanesi var hemen yanı başımızda ve bizim haberimiz yok.

Dünyanın çivisini yerine çakamayız belki artık ama en azından çamura bulanmış ellerimize bir damla su değsin. Kadınlar, kendilerini korumayı öğrendi; öğrenmek zorunda kaldı; ama çocuklar bunu yapamaz. Ellerimize su değsin diye çocuklarımıza sahip çıkalım, onlar bu dünyanın asıl sahipleri. Yerimizi asıl sahiplerinin eline teslim edelim.

Yoksa bu devrin insanlarını çocukların ahı mahvedecek!

Çocuk

DAHA FAZLA İÇERİK

“Çocukların Ahı” tarzında

Daha fazla “DÜŞÜNCE” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O hâlde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

Melek GÖKÇE

Iyi bir gezgin. "BENDEN ÖNCE ÖLME SAKIN" kitabının yazarı. Acemi bir metin yazarı. Yazmak bizde bir tutku.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu