Doğa

Doğadan #1: Arılar

Merhaba! Bugün size bizim için çok önemli olan bir hayvan türünden bahsedeceğim.

Arılar, gerek türleriyle gerek yaptıkları balla kendilerinden oldukça fazla söz ettirirler. Onlar, bilinenin aksine sadece bal yapmaz. Bu eklem bacaklılar, biz dünyada var olmadan 7 milyon yıl önce bile var olan ve o zamandan beri düzeni sağlayan canlılardır. Peki, bu küçük canlılar boyutlarına rağmen bu büyük işi nasıl yaparlar?

Bal arıları, polen toplamak için çiçek çiçek dolaşarak tozlaşmayı sağlar. Çiçeklerin erkek organının başçığındaki polenler gelişimi tamamladıktan sonra polen kesesi patlar. Arılar, polenleri dişi organa ulaştırarak döllenmeyi sağlar. Tozlaşma sonucunda da insanlar ve hayvanlar için besinler oluşur. Aslında basit ve önemsiz gibi görünen bu olay sanıldığından çok daha önemlidir. İnsanların besinlerinin %90‘ını oluşturan yüz bitki türünün 3/4’ü arıların tozlaşması sayesinde elde edilir. Aynı zamanda arıların tozlaşması ile doğal yollardan gerçekleşen tozlaşma, verimi de artırır. Arıların bize ekonomik olarak da faydaları vardır. Dünya çapında ekonomide yarattıkları katma değer yaklaşık 250 milyar Euro’dur.

Boyutlarına göre büyük işler başaran bu canlılar hakkında birkaç bilgi daha vermek istiyorum. Sanılanın aksine arılar bizi soktuğu zaman ölmezler. Arıların böyle bir adaptasyonları yoktur. Memelilerin derisi böceklere göre fazlasıyla kalın olduğu için sokma işleminden sonra arılar kolayca ayrılamazlar, saplanıp kalırlar. İğneyi ayırmaya çalışırken iç organları çekilerek dışarı çıkar. Ölme nedenleri ayrılırken gördükleri zarardır aslında. Bu aşamada iğneleri ile sorunsuz bir şekilde ayrılabilirlerse yaşamlarına devam ederler.

geturgen-arılar_resim1

Yanlış bilinen bir diğer gerçek de şudur ki: Arı soktuğunda canımızın acımasının nedeni iğneleri değildir, bizi sokarken bıraktıkları bir çeşit kimyasaldır. Aynı zamanda arılar tarafından sokulduğumuzda diğer bal arıları tarafından tehlikeli olduğumuza dair işaretleniriz. İğneyi kendimizden uzaklaştırmazsak onların hedefi olabiliriz.

Şu an popülasyonları haşere ilaçları ve genetiği değiştirilmiş bitkiler yüzünden tehlike altında olan bu canlılar için farkındalığımızın artması gerektiğini düşünüyorum. Albert Einstein da bu canlıların önemini vurgulamak adına: “Arılar yeryüzünden silinip giderse insanoğlu yalnızca dört yıl yaşayabilir. Arılar olmazsa döllenme olmaz, hiçbir bitki, hiçbir hayvan, hiçbir insan olmaz.” demiştir.

Sizin de fark ettiğiniz gibi arılar günlük hayatımızda görmezden gelinebilecek kadar küçük olsalar da görmezden gelinemeyecek kadar büyük işler başarmaktadır.

“Arılar” tarzında

Daha fazla “DOĞA” içeriğine bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsin!

GETURGEN Dünyasını YouTube’da keşfetmek ister misin? O halde bu bağlantıya tıkla!


Metin Editörü: Hatice KIRAÇ

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu